KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10270 E., 2012/14411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 gün ve 2008/145-2010/67 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/02/2012 gün ve 2010/11571-2012/2879 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ''helal'' ibaresinin marka olarak tescili için davalı nezdinde tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurusunun 2005/56194 sayılı ''helal'' markası ve 556 sayılı KHK'nin 7/1-c, d, j bendleri gerekçe gösterilerek reddedildiğini, red sebeplerinin yerinde olmadığını belirterek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı marka başvurusunun redde dayanak gösterilen marka ile aynı olduğu gibi, özellikle İslam dinini tercih eden tüketiciler yönünden mal veya hizmetin alım tercihlerini etkileyecek nitelikte tanımlayıcı bir ibarenin markalaştırılmasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı başvurusu ile redde dayanak markanın ve kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı olduğu, ''helal'' ibaresinin ortalama tüketiciler nezdinde İslami kurallara uygun olarak algılandığı, ürün ve hizmetler için doğrudan vasıf belirten tanımlayıcı bir ibare olduğu, kimsenin tekeline bırakılamayacağı, her başvurunun kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, ibarenin daha önce marka olarak verilmesinin sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 28.02.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10270, K. 2012/14411, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama