KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10302 E., 2012/13287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2006/146-2010/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi nezdinde “nakliyat sigorta poliçesi” ile sigortalı bulunan dava dışı şirkete ait emtianın davalıya ait aracın kaza yapması sonucunda hasara uğradığını, ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olduğunu, kaza nedeniyle dava dışı sigortalıya 26.968,45 TL ödendiğini ve TTK’nun 1301. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek 26.968,45 TL tazminat alacağının reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve esas alınan bilirkişi raporlarına göre, dava dışı sigortalıya ait emtianın davalı kooperatif tarafından dava dışı Murat Boğaz’a ait araçla nakliyesi sırasında, dava dışı sürücünün %100 kusurlu olduğu kaza sonucunda hasara uğradığı, davalının TTK.’nun 781. maddeleri gereğince sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 26.968,45 TL tazminat alacağının yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrüre neden olmamak şartı ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurtiçi eşya taşımasından kaynaklanan tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir. TTK’nun 787. maddesine göre, taşıyıcı aleyhine açılacak tazminat davaları birinci veya sonuncu taşıyıcı aleyhine ikame edilir. Bu davanın aradaki bir taşıyıcı aleyhine açılabilmesi için, ziya ve hasarın bu taşıyıcının taşıdığı zaman içinde meydana geldiğini ispat etmek şarttır.
Anılan yasa hükmünden, yasanın sorumluluk bakımından alt ve üst taşıyıcılar arasında teselsül kabul etmediği ve fakat davacıya bir seçimlik hak tanıdığı anlaşılmaktadır. Davacı ... şirketinin 05/01/2007 tarihinde Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2007/10 Esas no ile emtianın taşındığı aracın sahibine ve sürücüsüne karşı rücuan tazminat davası açtığı, bu davanın 02/02/2010 tarihinde davacı lehine sonuçlandığı, bu kararın 13/05/2010 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının yukarıda sözü edilen yasa maddesinde kendisine tanınan seçimlik hakkı alt (son) taşıyıcı yönünde kullandığı ve artık davalı üst taşıyıcıya karşı dava hakkının kalmadığının kabulü gerekir.
Mahkemece TTK'nun 787. maddesi hükmü gözden kaçırılarak, taşıyıcılar arasında bir teselsülün varlığının kabulü ile tekerrür oluşturmamak kaydıyla tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, davalı yanın bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10302, K. 2012/13287, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama