KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10447 E., 2013/16865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/05/2011 tarih ve 2008/201-2011/251 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.09.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar, davalı nezdinde sigortalı bulunan kendilerine ait yumurta tavuğu çiftliğinin 13-14-15 Şubat 2006 tarihlerindeki yoğun kar yağışı sonucu hasarlandığını, meydana gelen hasarın ve uğradıkları zararın büyük olmasına karşın davalının ödediği gerçek zararın çok altında kalan bir miktar olan 250.000,00 TL'yi mali sıkıntıda olmaları nedeniyle almak zorunda kaldıklarını, davalının kendilerinin içinde bulunduğu zor durumu bilmesi nedeniyle meydana gelen hasarın üçte birlik kısmını ödeyerek aldığı ibranamenin geçerli olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 264.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının ibranamenin müzayaka altında alındığına ilişkin iddiasının soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacıların haksız zenginleşmeye yönelik taleplerinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... şirketinin 14.06.2006 tarihinde davacı tarafa 250.000,00 TL hasar bedeli ödediği, davacıların bu tarihten 1 yıl 5 ay sonra işbu davayı açtığı, hasar bedelinin 294.203,34 TL olup, piyasa rayicine göre değerinin bulunması halinde daha da düşeceği, hasar bedeli ve ödenen sigorta bedeli arasında 44.203,34 TL bir farkın olduğu, üstelik bu farkın azami olup, piyasa rayicine göre değerin bulunması halinde daha da düşeceği, aradaki farkın sadece %15 olduğu,
gabinden söz edebilmek için edimler arasında aşırı dengesizlik bulunması gerektiği, keza Borçlar Kanunu'nun 21. maddesi gereğince davanın bir yıllık süre içinde açılmasının da gerektiği, somut olayda edimler arasında aşırı fark olmadığı gibi davacının fesih hakkını 1 yıllık sürede de kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile ibranameden 1 gün sonra davacılar tarafından çekilen ihtarname ile ibraname ile bağlı olunmadığının bildirilmiş olması karşısında mahkemenin, davanın Borçlar Kanunu'nun 21. maddesinde belirtilen 1 yıllık süreden sonra açıldığı, bu nedenle fesih hakkının 1 yıllık sürede kullanılmadığı yönündeki gerekçesi yerinde değilse de gabinin yasal unsurlarından olan objektif unsura ilişkin edimler arasındaki açık nispetsizlik bulunması koşulunun somut olayda gerçekleşmemiş olması nedeniyle anılan hususun neticeye etkili olmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10447, K. 2013/16865, 26 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama