KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10452 E., 2012/14014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2009 tarih ve 2009/798-2009/1082 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının Uğur Süt Ürünleri Ltd.
Şti.'nde hissedar olduklarını, aralarındaki anlaşmazlıklar nedeni ile 22/01/2009 tarihli sözleşmeye göre şirketin davalıya satış ve devrinin yapılacağını kararlaştırdıklarını ve yine sözleşme uyarınca davalının Sema Koleji'ne olan 10.000 TL borcunun da müvekkili tarafından üstlenildiğini, bu kapsamda 30/06/2009 ve 30/07/2009 vade tarihli iki adet 5.000 TL bedelli bonoyu imzaladığını, vadesi gelen senedin Manavgat 3. İcra Müdürlüğü'nün 2009/2006 E sayılı dosyası ile işleme konulduğunu, henüz vadesi gelmeyen 30/07/2009 tarihli bononun ise işleme konulmadığını,
daha sonra davalı tarafın ek şartlar öne sürmesi nedeni ile imzalanan sözleşmenin uygulanamadığını ve iki adet senedin hükümsüz kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin borcu bulunmadığının tespiti ile henüz icrai işleme konulmamış olan bono senedinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun anlaşmayla ilgisinin bulunmadığını, sebepten mücerret olan senetlerin aksinin davacı tarafça ispatının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, imzası inkar edilmeyen borca dayanak belgenin emre muharrer senet olduğu, emre muharrer senedin sebepten soyut bir ödeme aracı olduğu davacının borcun ödendiğine dair her hangi bir belge de ibraz etmediği gerekçesi ile davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olarak dava açtığı yönünde kanaat oluşmadığından inkar tazminatı ödemesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10452, K. 2012/14014, 21 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama