KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1048 E., 2012/2652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2009 gün ve 2008/174 - 2009/174 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.10.2011 gün ve 2011/7702 - 2011/14143 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin (Bavyera Bira Üreticileri Birliği), Almanya’nın Bavyera eyaletindeki 600’den fazla bira üreticisinin bağlı bulunduğu bir üst kuruluş olduğunu, Bavaria Birasının dünya çapında bu bölgeye özgü özellikleri ve ünüyle dünyaca bilinen bir ürün haline geldiğini ve “Bavaria Birası”nın coğrafi işaret olarak tescil altına alındığını, Avrupa Birliği nezdindeki tescilinden de önce gerek Almanya’da gerekse de ikili anlaşmalar çerçevesinde İtalya, Yunanistan, Fransa ve İsviçre’de korunduğunu,
“bavaria birasının” coğrafi işaret olarak tescilinden dolayı yalnızca Bavaria Bölgesinde üretilen biralar üzerinde kullanılabilen bir işaret olarak hukuki koruma altında olan bir ibare olduğunu, davalı şirketin “Bavaria Holland Beer Genuine İmported+Şekil” markasını Türkiye’de 03.03.2005 tarihinde biralar bakımından tescil ettirdiğini, markada “bavaria” ibaresinin göze ilk çarpan ve akılda kalan şekliyle markanın esas unsuru olduğunu, “bavaria” ibaresini gören tüketicinin doğrudan ürün ile coğrafi kaynak arasında bağlantı kuracağı ve bu markanın ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltacağını,
yanıltıcı vasfına rağmen tescilinin 556 sayılı KHK’nin 7. maddesine aykırı olduğunu, ürünün coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltacağı kadar “bavaria birasının” ününden haksız yarar sağlanacağını ileri sürerek, davalıya ait anılan markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanınn reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/7702 Esas, 2011/14143 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır. Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
43,90 KDH · 203,00 Ceza · 07.03.2012 - HK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1048, K. 2012/2652, 24 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama