KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10689 E., 2012/14149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/12/2011 tarih ve 2011/382-2011/614 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/karşı davalılar vekili,müvekkili davacılar ... ile Pidemiz Ltd. Şti arasında Franchise sözleşmesi imzalandığını, müvekillerinin grup şirketi olarak davalı ile ticari münasebet kurduğunu, davalı tarafça yapılan ödemelerin süreç içerisinde karıştırılarak yapıldığını, bu nedenle de taraflar arasında cari hesap mutabakatının imzalandığını, davalının mutabakata rağmen borcunu ödememesi üzerine icra takibine girişildiğini, davalının takibe itirazının haksız olduğunu iddia ederek davalının itirazının iptalini; bununla birlikte davalı karşı davacının iddialarının asılsız olduğunu ve basiretli tacir olma sıfatı ile bağdaşmayan iddialar olduğunu savunarak karşı davanın reddini talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili,davacının sunduğu mutabakat metninin müvekkilince baskı altında imzalandığını ve bu nedenle geçersiz olduğunu, davacılardan Pidemiz Ltd. Şti.'ne borçlarının bulunmadığını, 26.000,00 TL'nin franchise bedeli olduğunu ve ödendiğini, Kukla Ltd.
Şti. ile borç doğurucu ticari ilişkinin bulunmadığını savunarak davanın reddini; bununla birlikte davalı ...'ın franchise sözleşmesini takiben aşçı, malzemeci gibi lokanta işletmesinin temel personelini müvekkili şirkete yerleştirdiğini, anılan kişilerin süreç içinde ciddi oranda ihtiyaç fazlası malzemeyi müvekkili firmaya fahiş fiyatlarla ...'dan satın aldırdığıını, bu suretle müvekkili şirketi zarar uğrattığını, öte yandan davalıların başka işletmelere 17,00 TL birim fiyattan sattığı döneri müvekkiline aynı dönemde 25,00 TL'den satarak fazla tahsilat yaptığını iddia ederek,
fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki Franchising Sözleşmesinde, franchise verenin markasına ilişkin hususların da düzenlenmiş bulunmasına göre, bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara bakma görevinin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu, uyuşmazlığa 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususundaki değerlendirmenin dahi (karşı davanın ve delillerin birlikte takdiri açısından Kukla Ltd. Şti.'ye yönelen iddianın da) Fikri ve Sınai Haklar hukuk Mahkemesince yapılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 30/11/2010 tarihli cari hesap mutabakatına dayalı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkin olup; 30/10/2009 tarihli franchise sözleşmesinde düzenlenen tescilli marka hakkına yönelik herhangi bir uyuşmazlık ileri sürülmediğinden işbu davada 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu bakımdan uyuşmazlığın esası incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10689, K. 2012/14149, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama