KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10694 E., 2012/20980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2011 tarih ve 2009/393-2011/680 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, hesaplarındaki mevduat miktarının yüksek olması nedeniyle, kırık vade tabir edilen 32 gün vadeli hesaplarına cari faiz oranlarının üzerinde faiz oranları uygulandığını, banka çalışanlarından kaynaklı asılsız iddialar nedeniyle müvekkilinin hesaplarına mahkeme kararı ile tedbir konulduktan sonra, hesapları üzerinde davacının tasarruf yetkisinin kalmadığını, tedbire konu iddialar nedeniyle davacı hakkında açılan ceza davasında yargılamanın 9 yıl sürdüğünü, bunu fırsat bilen davalı Banka'nın müvekkilinin vadeli mevduat hesaplarına tedbir süresince en düşük faiz uygulaması yapmak suretiyle davacının zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka nezdinde davacı adına açılmış mevduat hesaplarına tedbirin devamı süresince, banka cari faiz oranlarının uygulanmış olması nedeniyle davacının mağduriyetinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın tedbir kararından önce davacının mevduat hesaplarına, ilan edilen cari faiz oranları üzerinde puan ilave ederek faiz uygulaması yaptığı, mahkemece konan tedbir kararı üzerine önceki vadelere uygun, cari faiz oranları üzerinden faiz uyguladığı, davacının da kabulünde olduğu gibi, ilave faizin, davacı ile banka yöneticisi arasında para miktarına göre yapılan görüşmeler sonucu mutabakat sağlanması halinde uygulanabildiği,
mahkemece verilen tedbir kararı uyarınca davacının banka hesaplarındaki tasarruf yetkisinin kalktığı, dolayısıyla vadeli mevduat hesabındaki paralar üzerinde davacı ile davalı Banka yöneticilerinin görüşmesi ve pazarlık yapmasının artık mümkün olmadığı, tasarruf yetkisi kaldırılan davacının, pazarlık yapmak suretiyle elde edebileceğini iddia ettiği bir faiz oranı üzerinden zarara uğradığına ve bunda da bankanın sorumlu olduğuna ilişkin iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10694, K. 2012/20980, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama