KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10804 E., 2012/14598 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2008/784-2010/1026 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 20.07.2005 tarihli sözleşme ile müvekkilince, davalının cezaevi şantiyesinde çalışan işçi ve personelinin yemek ihtiyacının giderilmesi, yemekhane ve mutfak temizliğinin yapılması işlerinin üstlenildiğini, davalı tarafından yemek bedellerinin süresinde ödenmemesi üzerine gecikmelerden doğan faiz tutarlarının ödenmesinin talep edildiğini, davalının faiz tutarları için ayrıca fatura istemesi nedeniyle, temerrüt faizine dayalı fatura kesildiğini, ancak davalının faiz alacaklarının büyük bir kısmını ödemediğini ileri sürerek sözleşmede kararlaştırılan ifa süreleri ile fiili ödeme süreleri arasında geçen zaman bakımından avans faiz oranlarına göre hesaplanacak temerrüt faizinin şimdilik 7.000 TL tutarındaki kısmının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, faturaların gününde ve eksiksiz biçimde çeklerle ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, ticari defterler, sözleşme ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmeyle kesin bir ödeme gününün kararlaştırılmadığı, zira tecil anlaşması niteliğindeki anlaşmayla ileri tarihli çeklerle ödemenin kararlaştırılarak ödeme tarihinin ileri alındığı, fiili ödemelerin kabulü ile artık davacının asıl alacağını ve ferilerini tahsil etmekten vazgeçmiş sayılması gerektiği, somut olayda davacı tarafça vade farkı faturalarının karşı tarafa tebliğ edildiği, taraflar arasında vade farkına ilişkin bir sözleşme hükmünün bulunduğu hususları ispat olunamadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10804, K. 2012/14598, 28 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama