KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10819 E., 2013/11349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/11/2011 tarih ve 2011/46-2011/1237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar kararı ayrı ayrı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; dava dışı ...’a ait konutun müvekkili tarafından ... Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 10/05/2010 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde sigortalı konuttan ziynet eşyaları ve elektronik cihazların çalındığını, hırsızlık olayı nedeniyle davalılar hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2010/574 Esas sayılı dosya üzerinden kamu davası açıldığını ileri sürerek, sigortalıya olay nedeni ile ödenen 4.532 TL hasarın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olay nedeni ile ... Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığı ve davalıların hırsızlık suçundan dolayı ceza aldıkları, sigorta şirketinin hasar bedelinden dolayı davalılara rücu hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar; kararı ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Davalı ...’ün cep telefonu çaldığı iddiası ile ... Asliye Ceza Mahkemesi’ne 16/08/2010 tarihli iddianame ile ceza davası açıldığı, aynı iddianamede davalı ... Sağlam’ın, dava konusu diğer eşyaları çaldığından bahisle hakkında ayrı sevk maddeleri belirtilerek kamu davası açıldığı, ...
Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 2010/574 Esas ve 2011/181 Karar sayılı ilam içeriğinde de davalı ...’ün, yalnız cep telefonu çalınması eyleminde yargılanıp ceza aldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu ekspertiz raporu ve ibraname içeriğine göre; davacı ...
Şirketi’nin rücuen tazminat talebinde bulunduğu ve sigortalıya ödeme yaptığı hırsızlık konusu eşyaların, İsmail Sağlam’ın, yargılandığı ve Ceza Mahkemesince mahkumiyetine karar verilen hırsızlık eylemindeki eşyalar olup, Kadir Cantürk’ün yargılandığı cep telefonu hırsızlığı ile ilgili bir ödeme
.../...
olmadığı ve nitekim ceza mahkemesi kararından da anlaşıldığı üzere cep telefonunun sigortalıya iade edildiği sabittir. Mahkemece; bu maddi olgulara rağmen davalı ...’ün sorumlu olmadığı dava konusu tazminattan,diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiş bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ...’ün yaş küçüklüğü nedeni ile; velileri olan... ve ...’e yargılama sırasında husumet yöneltilmiş ise de dahili dava dilekçesinde T.M.K.’nın 369. maddesi uyarınca; küçüğe dikkat ve nezaret etmedikleri iddiası ile zarardan sorumlu oldukları da iddia edilerek bu şahısların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına hükmedilmesi istenmiş, mahkemece adı geçen veliler, karar başlığında davalı olarak gösterilerek bunların da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmiştir.
Aile başkanının sorumluluğunun yasal dayanağı,T.M.K.’nın 369. maddesinde bulunmaktadır. 4787 sayılı aile mahkemelerinin Kuruluş Yasası’nın 4. maddesinde, T.M.K.’nın 2. kitabından doğan dava işlerin aile mahkemesinde çözümleneceği belirtilmektedir. Yine hukukumuzda dahili dava müessesesi yoktur.
Velayeten yargılamaya dahil edilmeleri dışında şahsi sorumlulukları ileri sürülerek davalı sıfatıyla davaya dahil edilerek bunlar hakkında ayrıca hüküm kurulması ve T.M.K.’nın 369. maddesine dayalı tazminat isteminde aile mahkemelerinin görevli olup olmadığının düşünülmemesi doğru olmadığından hükmün temyiz eden... ve ... yararına da bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı ... Sağlam yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; Davalı ... Sağlam hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/574 Esas sayılı ceza davası neticesinde hırsızlıktan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, ceza mahkemesi kararının İsmail Sağlam tarafından temyiz edildiği, henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan ceza yargılamasının bekletici mesele yapılarak verilecek kararın hukuki sonuçlarının 818 sayılı Mülga B.K.'nun 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması, kesinleşmesinin beklenilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün temyiz eden bu davalı yönünden de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10819, K. 2013/11349, 31 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama