KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10914 E., 2012/14349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2012 tarih ve 2012/141-2012/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, alacaklının talebi üzerine müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini ancak ihtiyati hacze konu olan çekin keşide yerinin İzmir, diğer borçlunun adresinin ise Aydın olduğunu, müvekkili hakkında icra takibinin İstanbul’da başlatılmasının hiçbir dayanağının bulunmadığını, takibe konu olan çek hakkında müvekkili tarafından İzmir 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde menfi tespit davası açıldığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararına yetki yönünden itiraz etmiştir.
Alacaklı vekili itiraza cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati hacze itirazın süresi içerisine yapıldığı, alacağa konu çekin incelenmesinde, keşide yeri, muhatap banka adresi ile muterizin ikametgah adresinin İzmir olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının yetkisizlik sebebiyle kaldırılmasına, talep halinde ihtiyati haciz istemi hakkında karar verilmek üzere dosyanın yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İcra ve İflas Kanunu'nun (İ.İ.K.'nun 258.1) hükmüne göre, "İhtiyati hacze 50'ci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir." Anılan Kanunun 5'nci maddeside HUMK'nun (Yeni HMK) yetkiye dair hükümlerinin kıyasen uygulanacağını öngörmüştür. Söz konusu atıf sadece yetkili mahkemenin belirlenmesine yöneliktir.
İhtiyati hacizde yetkiyle ilgili diğer hukuki meselelerde, öncelikle İcra ve İflas Kanunundaki özel hükümler uygulanmalı, bu hükümlerin yetersiz olması halinde ihtiyati haciz müessesesinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde HUMK (Yeni HMK) kıyasen tatbik edilmelidir.
İ.İ.K'nun 263/III hükmüne göre, "Mahkeme gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder." Bu hüküm uyarınca, yetki itirazının yerinde görülmesi halinde ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilir.
Bu nedenle mahkemece, ihtiyati haczin kaldırılması ile yetinilmesi gerekirken hükmün 1'nci bendinin son kısmında" karar kesinleştiğinde ve talep halinde ihtiyati haciz istemi hakkında karar verilmek üzere dosyanın yetkili bulunan İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmesi doğru değil ise de kanunun yanlış uygulanmasından doğan bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun'un 438/7 hükmü uyarınca bu ifadenin kaldırılarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10914, K. 2012/14349, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama