KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10953 E., 2012/14137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/01/2012 tarih ve 2011/228-2012/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette belirsiz süreli iş akdi ile çalıştığını, 2010 yılında davalı şirketin şubelerini acenteye dönüştürme kararı almasına müteakip müvekkiline maddi ve manevi baskı kurularak Bakırlı Şubesi'nin acente olarak devralması gerektiği aksi halde teminatsız olarak işine son verileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin 25.05.2010 tarihinde müzayaka halinde ve bu baskının etkisiyle acentalık sözleşmesini imzalayarak, dava konusu bonoları teminat olarak davalı şirkete verdiğini, 25.03.2011 tarihinde ise davalı şirketin tek taraflı ve haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek,
bonolar bakımından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, bonoların iptaline ve davalı tarafça yapılan feshin haksız ve geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya baskı yapmadığını, sözleşmenin geçerli olduğunu, feshin haklı sebebe dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, aralarında hizmet sözleşmesi bulunan taraflardan davalının, konumunu ve gücünü kullanarak, işçisinden, borçlandırıcı sözleşme ve bono alması durumunda, baştan beri sözleşmenin geçerliliği ve sözleşme uyarınca verilen teminat senetlerinden dolayı davacının borçlu olup olmadığı hususunun iş akdi ile ilgili olduğu, ihtisas mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Denizli İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dilekçesindeki istem itibariyle, dava acentelik sözleşmesinin haksız feshinin tespiti ve bu ilişki nedeniyle davalıya verilen bonoların muzayaka halinde ve davacının işine son verilmesi baskısı altında düzenlendiği iddasıyla bonoların iptaline ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık acentelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Acentelik ilişkisi TTK'da düzenlenmiş olup aynı yasanın 4. maddesine göre ticari iş niteliğindeki bu tür davalarda ticaret mahkemeleri görevlidir. Bu durumda iş mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görev yönünden davanın reddi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10953, K. 2012/14137, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama