KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10956 E., 2012/16598 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/03/2010 gün ve 2009/120-2010/59 sayılı kararı onayan Daire’nin 09/04/2011 gün ve 2012/3757-2012/6361 sayılı kararı aleyhinde davalı tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verildiği anlaşılmış olmakla, bu kez davalı vekili karar düzeltme dilekçesinin reddi kararında maddi hata yapıldığı iddiasıyla karar düzeltme isteminde bulunmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Karanfil Kuaför Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin yarı hissesini Yaşar Karanfil isimli kişiden devraldığını, adı geçen kişi ile davalının bu ilişki nedeniyle müvekkiline 10.000 TL bedelli senet verdiklerini, taraflar arasındaki sözleşme yasada öngörülen şartları taşımadığından şirket hisse devrinin mümkün olmadığını, alınan senedin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya dayanak sözleşmeyi tanık sıfatıyla imzaladığını, bu nedenle kendisine husumet düşmeyeceğini, söz konusu senedin teminat senedi olarak verildiğini, sözleşmede öngörülen şartlar gerçekleşmeden bu senedin kullanılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının takibe konu teminat senedini kefil olarak imzaladığı, senedin verilmesine temel teşkil eden limited şirket hisse devir sözleşmesinin şekil şartına uymadığı için geçersiz bulunduğu, bu durumda davacı tarafından ödenen 10.000 TL'nin sebepsiz kaldığı, dava dışı şirketin kiracı olarak bulunduğu taşınmazdan mahkeme kararı ile tahliye edildiği, mülk sahibinden kaynaklanan bir nedenle işyeri çalışamaz hale geldiğinden teminat senedinin kullanılma şartlarının oluştuğu, icra takibine konu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptaline, 4.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı, karar düzeltme isteminde bulunmuş, karar düzeltme dilekçesi istem,15 günlük karar düzeltme süresi geçtikten sonra yapıldığından reddedilmiştir. Davalı Yargıtay onama ilamının usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek, karar düzeltme isteminin incelenmesini talep etmiştir.
1- Her ne kadar davalının karar düzeltme istemi 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra talep edildiğinden bahisle Dairemizin 19/04/2012 tarih ve 2012/3757 E, 2012/6361 k sayılı kararı ile reddedilmiş ise de Dairemizce verilen kararın davalıya tebliğine ilişkin tebligat parçasının incelenmesinde ''amiri Ali Fuçular imzasına 31.01.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir'' şerhinde belirtilen Ali Fuçular'ın Maliye Bakanlığı İdari İşler Başkanlığı'nın 14.07.2012 tarihli yazından amir değil, şöför kadrosuyla çalıştığı anlaşıldığından Dairemizin 19.04.2012 tarih ve 2012/3757 E,
2012/6361 K. sayılı ve süre yönünden karar düzeltme dilekçesinin reddine dair kararının maddi hataya dayalı olduğundan kaldırılarak, davalının karar düzeltme isteminin esasının incelenmesine geçilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalının karar düzeltme isteminin incelenmesinde; dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalının HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10956, K. 2012/16598, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama