KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11265 E., 2012/16871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2008 gün ve 2008/121-2008/161 sayılı kararı onayan Daire’nin 01/03/2012 gün ve 2010/11181-2012/2932 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2006/4826 sayı ile "BNg" ibaresinin marka olarak tescili için müracaatta bulunduğunu, TPE Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 2002/14289 sayılı "B.N.G" ibaresini tescil engeli sayarak başvuruyu 35. sınıf yönünden reddettiğini, red kararına dayanak markadan daha önceki bir tarihte müvekkili adına 2000/17375 sayı ile tescilli olduğunu, markanın kendi kullanımları ile tanınmış hale geldiğini ileri sürerek, 11.02.2008 tarih ve 2008-M-919 sayılı YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara, "BNg" ibaresi ile daha önce tescilli bulunan "B.N.G" ibarelerinin görsel ve işitsel olarak ayniyet derecesinde birbirlerine çok benzediği ve kolayca ayırt edilemeyecek durumda oldukları, davacı vekili "BNg" markasının tescilinin redde dayanak markanın tescilinden daha önce olduğu, bu nedenle marka hakkı üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu ileri sürmüş ise de, davacının önceki markası sadece 25. Sınıfta tescilli olup, 35. Sınıfta bir tescili bulunmadığından bu iddianın yerinde görülmediği,
556 sayılı KHK'nın 7/2-son maddesini değiştiren 26.06.2004 tarih ve 5194 sayılı yasada tescilli bir marka var iken aynı veya ayırt edilemeyecek bir markanın kullanımla ayırt edici nitelik kazandığı iddiasına dayanılarak tescil yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11265, K. 2012/16871, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama