KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11554 E., 2013/11089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/05/2012 tarih ve 2010/44-2012/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Neta" ibareli TPE nezdinde tescilli markaları olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin tescilli markası havi logosunun aynısını faturalarında kullandığını, müşterilerine numune olarak müvekkilinin "Neta" markalı ürünlürerini gösterip, satışta, isimsiz , düşük kaliteli ürünleri göndererek, müvekkilinin güvenilirliğini zedelediğini, davalının ticaret ünvanını müvekkilinin ticaret ünvanına benzeterek "Netatem" olarak değiştirdiğini, ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratan fiillerin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden mallara el konulması, ticaret ünvanının terkini, maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının bayiisi olduğunu, bayiilik ilişkisinin halen devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının davacı markalarına tecavüz ettiğine, itibar zararı doğuracak biçimde markaları kötü kullandığına ve 556 Sayılı KHK’nin 12. maddesindeki sınırları aştığına dair bir kanıt bulunmadığı, davacının, davalı ile kurduğu bayilik ilişkisi kapsamında kendi çıkarları gereği davalının markayla iş yapmasını onayladığı ve uzun süre bilinçli olarak sessiz kaldığı, davacının kendi unvanı ile benzer olan “NETA, NETATEM” ibareli unvanın terkinini isteme hakkını kaybettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1--Davalı vekilinin kararın düzeltilerek onanmasına dair verdiği temyize cevap dilekçesi katılma yoluyla temyiz kapsamında olup, mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden davalı vekiline 06.06.2012 günü, davacı tarafın temyiz dilekçesi ise 25.06.2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davalı vekili tarafından gerek HUMK'nun 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre gerekse HUMK'nın 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 09.07.2012 tarihinde temyiz edilmiştir.
HUMK'un 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi , 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11554, K. 2013/11089, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama