KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11562 E., 2013/11113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.02.2012 tarih ve 2010/203-2012/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkili şirketin 1975 yılından bu yana faaliyet gösteren bir firma olduğunu, bu amaçla müvekkili İbrahim adına “Huzur Elektrik” ibaresini marka olarak tescil ettirdiklerini, davalının ise piyasaya sonradan girdiğini ve müvekkili adına tescilli markayı müvekkillerinden izinsiz olarak kullandığını, bu amaçla adına bir internet alan adı tahsis ederek kullandığını ileri sürerek, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, “Huzur Elektrik” ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine ve davalı tarafından kullanılan internet sitesinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin “Huzur” ibaresini sadece şirketin ticaret unvanında kullandığını, huzur markası adı altında herhangi bir üretiminin bulunmadığını, tüketici nezdinde herhangi bir karışıklığa yol açacak eyleminin olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketinin 1997, davalının ise 2004 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, her iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğu, davacının kuruluş ve tescil önceliğinin bulunduğu, her iki şirketin ticaret unvanlarının çekirdek unsurunun huzur ibaresi olduğu, davalının ayrıca ticaret unvanının internet sitesinde davacı adına tescilli markası ile iltibas oluşturacak şekilde markasal olarak kullandığı,
davacının davalıya ait ticaret unvanının farkında olmasına karşın sessiz kalmak suretiyle ticaret unvanının terkini konusunda hak kaybına uğradığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davalının marka hakkına tecavüzde bulunduğu tespitine, önlenmesine ve davalı tarafından kullanılan internet sitesinin yayından kaldırılmasına, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11562, K. 2013/11113, 29 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama