KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11579 E., 2012/17520 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2010 gün ve 2007/510-2010/72 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/03/2012 gün ve 2010/13205-2012/4154 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 25/09/2007 tarihinde Akbank Adana/Küçük Saat Şubesi'nden ticari ilişkilerinin kesildiği ...Pazarlama Ltd. Şti'ye sehven 96.460,00 TL EFT yapıldığını, yanlışlığın anlaşılması üzerine hemen bankaya başvuruda bulunularak EFT'nin iadesinin talep edildiğini, davalı bankanın iade etmediğini, ...Pazarlama Ltd.
Şti.'nin bankalarında kullandığı kredi ile ilgili olarak 25/09/2007 itibari ile 203.741,24 TL tutarında kredi riski mevcut olduğundan firma adına gelen tutarın genel kredi sözleşmesine istinaden krediye mahsup edildiğinin belirtildiğini, davalı ile dava dışı ...Pazarlama Ltd.
Şti. arasında akdolunan kredi sözleşmesinde müvekkilinin taraf olmadığını ileri sürerek 96.460 TL'nin 25/09/2007 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, havalenin havale lehtarı olan kişinin menfaatine olması ve tediye amacını taşıması halinde havaleyi gönderenin rücu hakkını kullanamayacağını, havalenin hesaba geçirilerek dekont gönderilmiş olması halinde havalenin kabul edilmiş anlamına geldiğini, havalenin hesaba geçmesi nedeniyle de havale edilen tutar üzerindeki tasarruf yetkisinin havale eden kişiden çıkarak havale edilen kişiye geçtiğini, ...Pazarlama Ltd. Şti. ile müvekkili arasında akdolunan kredi sözleşmesi gereği havaleyi kredi borcuna mahsup etme hakkının kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile dava dışı havale alıcısı ...Paz. Ltd. Şti. arasında 2006 yılından gelen ve 2007 yılında da devam eden ticari ilişki olduğu, aradaki ilişkinin cari hesap ilişkisi olması nedeniyle taraflardan birinin zaman zaman alacaklı ve borçlu görünebildiği, 25/09/2007 tarihinde saat 10:53:36'da davacının dava dışı ...Paz. Ltd Şti'ye Akbank Adana Küçüksaat Şubesi'nden ...
Mersin Şubesi'ndeki hesaba 96.460,00 TL'yi adi havaleden farklı olarak EFT ile havale ettiği, havale açıklamasının 'mal karşılığı havale' olarak yazıldığı, aynı gün saat 13:46:54'te Akbank Adana Küçüksaat Şubesi'nden ...
Mersin Şubesi'ne havalenin sehven yapılması nedeniyle iadesi istemiyle yazı gönderildiği, dava dışı havale alıcısının hesabına gönderilen bedelin banka tarafından dava dışı havale alıcısının kredi borçlarına mahsupedildiği, davacının adi havale yerine EFT sistemini tercih ettiği ve havale alıcısının havaleyi kabul etmesi şartının gerçekleşmesine gerek olmadan havale hesaba geçtiğinden havale alıcısınca kabul edilmiş sayılması gerektiği, havale açıklamasında 'mal karşılığı ödeme' yazılması, davacının dava dışı şirketle havale tarihi öncesinde ve sonrasında cari hesap ilişkisinin olması,
davacının havalenin sehven veya başka bir amaçla yapıldığını kanıtlayamaması nedeniyle havaleden cayma hakkının koşullarının oluşmadığı, davalı bankanın dava dışı müşterisi hesabına gelen havaleyi aralarındaki kredi sözleşmesi hükümleri gereğince kredi borcuna mahsup etmesinde bir usulsüzlük olmadığı, dolayısıyla davalı bankanın havale bedelini iade yükümlülüğünün doğmadığı gerekçesiyle çoğunluk görüşüyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11579, K. 2012/17520, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama