KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11604 E., 2013/11203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2012 tarih ve 2010/336-2012/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve davalının bir takım şirket hisselerini birbirlerine devredeceklerini ve bu devir sonrası 50.000,00 TL'nin davalı tarafından müvekkiline ödeneceği konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin şirket hisselerinin devri konusundaki tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen, davalının 50.000,00 TL'yi ödemediğini, bunun üzerine davalıya ihtarname çekildiğini, davalı bu ihtarnameye rağmen de ödeme yapmayınca icra takibi yaptıklarını, davalının borcunun olmadığını bildirerek takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediği halde 50.000 TL'nin ödenmesini talep edemeyeceğini, müvekkili tarafından davacıya 50.000 TL'ye mahsuben ödemelerin yapıldığını, bakiye 1.038 TL'nin ise davacının protokolle kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirince ödeneceğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 1. maddesinde davacının Erçetin Gülyağı A.Ş.'deki hisseleri ile Ekser A.Ş.'deki hisselerini ve geriye kalan mallar ile isim hakkını davalıya devrettiğinden, sözleşmenin 3. maddesine göre 50.000 TL'nin davalı tarafından davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından sözleşmenin 1. maddesinde belirtilen hususların yerine getirildiği, bu şekilde sözleşmenin 3. maddesine göre davalı tarafından 50.000 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının...
3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/10064 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, itirazın haksız olduğu gerekçesiyle 20.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak; dava, taraflar arasında tanzim edilen protokolde kararlaştırılan hisse devir bedelinin tahsiline ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı dosyaya ibraz ettiği havale makbuzlarıyla, davacıya, protokolle kararlaştırılan hisse devir bedeline mahsuben 4.000 TL ödediğini savunmuş, davacı ise bu meblağın, yine protokolle kendisine verilmesi kararlaştırılan çorap makinesinin teslim edilmemesi nedeniyle davalı tarafından kira bedeli olarak gönderildiğini iddia etmişse de bu konuda ispat külfeti kendisine düşmesine rağmen, bu bedeli kira bedeli olarak tahsil ettiğini ispatlayamamıştır.
Bu durumda davalı 12.07.2005 tarihli protokolle 50.000 TL ödeme borcu altına girip, bu tarihten sonra da 2 kere 2000’er TL'si olmak üzere 4000 TL'yi davacıya havale ettiğine göre, bu havalelerin mevcut bir borcun ödenmesi için yapıldığı kabul edilerek, bu miktarın mevcut borçtan mahsup edilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı, icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne göre, mahkemece, davacının, temerrüt tarihi ile icra takibi tarihi arasında isteyebileceği faizin belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11604, K. 2013/11203, 29 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama