KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11723 E., 2012/17568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.04.2010 gün ve 2008/139-2010/175 sayılı kararı onayan Daire’nin 27.03.2012 gün ve 2010/13825-2012/4733 sayılı kararı aleyhinde davalı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-birleşen dosyada davalı vekili, müvekkilinin 2006 03168 kod numarası ile ''DOĞADAN FORM PLUS'' ibaresini 5, 30, 32. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunmuş ise de, davalı şirketin ''ETİ FORM'' ve ''FORM'' ibareli markalarını gerekçe göstererek başvuruya itiraz ettiğini, itirazın 2008 M 1350 sayılı YİDK kararı ile kısmen kabul edilerek marka başvurusundaki bir kısım emtiaların çıkarıldığını,
müvekkili markası ile davalının markalarının benzemediğini ve ''DOĞADAN FORM'' markasının müvekkili için müktesep hak oluşturduğunu belirterek başvuru listesinden çıkarılan emtialar yönünden YİDK kararının kısmen iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı şirket tarafından aynı YİDK kararının, itirazın reddedildiği emtialar yönünden kısmen iptali istemiyle açılan ve bu dava ile birleşen davanın ise , aynı gerekçelerle reddini savunmuştur.
Davalı-birleşen dosyada davacı vekili, müvekkilinin ''FORM'' ibareli markalarının tanınmış marka olduğunu, başka sınıflarda dahi tescilinin mümkün olmadığını, davacı marka başvurusu ile müvekkili markalarının ve kapsadıkları emtiaların benzer olup, iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davacının müktesep hakka dayandığı markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiğini belirterek asıl davanın reddini savunmuş, birleşen dava yönünden ise aynı gerekçelerle itirazın reddedildiği emtialar yönünden YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde davacı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek asıl dava ve birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı başvurusu ile davalı markalarının kapsadıkları emtiaların aynı ve benzer olduğu, ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
markalar arasında idari ve ekonomik bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin oluşabileceği, davacının müktesep hakkına dayanak marka kapsamındaki 30. sınıfta yer alan bir kısım emtialar yönünden kullanmama nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği, dolayısıyla hükümsüzlüğüne karar verilen emtia yönünden davacının müktesep hakkının kalmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada YİDK kararının iptaline ilişkin istemin reddine, markanın hükümsüzlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı birleşen davada davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 27.03.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı-birleşen dosyada davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11723, K. 2012/17568, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama