KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11866 E., 2012/17523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/11/2010 gün ve 2010/156-2010/497 sayılı kararı onayan Daire’nin 07/05/2012 gün ve 2010/16198-2012/7193 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların dava dışı limited şirket ortağı iken dava dışı şirket ile imzalanan sözleşme gereğince teminat olarak davalıya ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalı ortaklıktan ayrılınca müvekkilinin ipoteklerin kaldırılması için davalıya 240,000,00 TL bedelli teminat senedi verildiğini, ipoteklerin süresinde terkin ettirilmemesi nedeniyle davalı tarafından açılan dava sonunda senet bedeli 240.000,00 TL’nın tahsiline karar verildiğini, ancak karardan sonra ipotekler terkin edildiğinden karara dayanak senedin hükümsüz kaldığını ve müvekkilinin alacaklı durumuna geldiğini, ipoteklerin kaldırılması nedeniyle oluşan alacağın karara konu borç ile takas edilmiş olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senedin ipoteklerin belirlenen tarihlerde kaldırılmaması halinde kullanılmak üzere davacı tarafından verildiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, buna göre cezai şart olarak kararlaştırılan senedin tahsil edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının süresinde ipotekleri kaldırmadığının sabit olduğu, taraflar arasındaki protokol gereğince süresinde ipoteklerin çözülmemesi halinde ödenmesi kararlaştırılan bedelin cezai şart olduğu, senet bedelinin tahsiline ilişkin verilen kararın onanmak suretiyle kesinleştiği, kesinleşen ilamın dayanağı olan senedin ipoteğin çözülmüş olması nedeniyle hükümsüz kaldığından bahisle bu ilamın etkisini ortadan kaldıracak şekilde yeniden hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11866, K. 2012/17523, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama