KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11979 E., 2012/17558 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/11/2010 gün ve 2010/72-2010/489 sayılı kararı onayan Daire’nin 09/05/2012 gün ve 2011/636-2012/7397 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, ayakkabı ticareti ile uğraşan davalı ...'un ticari işletme olarak kullandığı taşınmazını kuracağı şirkete devredeceğine ve davacıyı da bu şirkete ortak edeceğine ikna ederek müvekkilinden 22.000 USD aldığını, ancak şirket kurulmadığı gibi davacının ticari işletme olarak kullandığı taşınmazı da diğer davalılara devrettiğini, diğer davalılar Burhan ve Ali Rıza'nın ticarethane olarak kullandıkları bu taşınmazı almalarının ticari işletmenin devralınması mahiyetinde olduğundan davalı ...'in borcundan dolayı davacıya karşı müteselsil borçlu durumuna girdiklerini ileri sürerek, 22.000 USD karşılığı 33.352,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin bir şirket kurma iradesinin hiçbir zaman mevcut olmadığını,davacının alacaklı olduğu 20.000 USD ve 2.000 USD miktarlı senet bedellerinin elden ödendiğini, müvekkilinin borçlarını kapatabilmek için taşınmazını sattığını, işletme devrinin söz konusu olmadığını, ticarethanenin hacizler nedeniyle işletilemediğini, savunmuştur.
Davalılar Burhan ve ... vekili, müvekillerinin taşınmazı emlak komisyoncusu aracılığı ile tapuya güven ilkesi kapsamında aldıklarını, işletme veya işyeri devri olarak nitelendirilebilecek bir hukuki durumun söz konusu olmadığını, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin müvekkillerini bağlamayacağını, davacının müvekkillerinden talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar, Dairemiz'in 09.05.2012 günlü kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde onanmıştır.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11979, K. 2012/17558, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama