KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12009 E., 2012/17556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 gün ve 2010/535-2010/460 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/05/2012 gün ve 2011/1911-2012/8449 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden "yatırılan paranın istendiği an geri çekilebileceği" ve "yatırılan bu paralar karşılığında yüksek faiz verileceği" garantisi ile 12.983 DM tahsil ettiğini, müvekkili parasını geri istediğinde ise her defasında ileri bir tarih verilmek suretiyle oyalandığını, bu esnada davalı kurumun faaliyet izninin kaldırıldığını ve şirketin tasfiye sürecinin başladığını, davalıların Bankalar Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nu ihlal ettiklerini ileri sürerek,
davalıların SPK, TTK, BankK ve diğer kanun hükümleri uyarınca sorumlu olduklarının tespitine, mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, müvekkilinden tahsil edilen 12.983 DM karşılığı 13.623,95 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, husumetten ve esastan davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, davacının müvekkili kurum nezdindeki hesabı kâr ve zarara katılım akdine dayanmakta olup, bu hesabına yönelik olarak kesinleşmiş muaccel ve likit bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar, Dairemiz’in 21.05.2012 günlü kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12009, K. 2012/17556, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama