KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12010 E., 2013/10876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.04.2012 tarih ve 2012/88-2012/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini ve ödemediğini, bunun üzerine açılan davada Frankfurt am Main Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin 122.822,97 Euro anaparanın 13.01.1997 tarihinden itibaren % 5 faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verdiğini, kararın 13/01/2009 tarihinde kesinleşerek apostille ile onandığını ileri sürerek Frankfurt am Main Yüksek Eyalet Mahkemesi kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının 5718 sayılı MÖHUK'nın 54. maddesinde sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile tasdik edildiği, tercümesinin dosyaya ibraz edildiği gerekçesiyle tenfiz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Dairemizce tenfiz davalarının nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle bu davalarda maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12010, K. 2013/10876, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama