KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1207 E., 2013/2992 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2013
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.04.2009 tarih ve 2008/1016-2009/423 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı binaya ait su giderinin tıkanması nedeniyle sigortalı işyerinde hasar oluştuğunu, sigortalının zararının karşılandığını, hasardan davalının sorumlu olduğunu, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, olaydan önce tahliye borularının tamir edildiğini, sorumlulukları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının binanın ortak yerinde meydana gelen arıza nedeniyle işbu davayı açtığı, tüzel kişiliği bulunmayan yönetime husumet yöneltilemeyeceği, tüm kat maliklerine karşı dava açılabileceği gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir. Oysa, temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nın 124. maddesi “maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükmünü haizdir.
Somut olayda, her ne kadar dava apartman yönetimi adına ...’na karşı açılmış ise de, yukarıda anılan kanun maddesi uyarınca davacı vekiline kat maliklerini davaya dahil etmesi için süre verilmesi, kat malikleri davaya dahil edildiğinde kendilerine dava dilekçesi tebliğ ettirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekir.
Ayrıca, davalı ... aynı zamanda kat maliki olduğuna göre, anılan davalı yönünden yargılamaya devam olunarak hüküm tesis edilmemesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1207, K. 2013/2992, 20 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama