KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12107 E., 2012/17805 K.·(Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bolvadin Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.05.2009 gün ve 2006/171-2009/209 sayılı kararı onayan Daire’nin 27.02.2012 gün ve 2010/11839-2012/2734 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin emaye mutfak gereçleri üretimi yaptığını, bu amaçla 2003 yılında çaydanlık tasarımının TPE nezdinde tescil ettirildiğini, davalının ise müvekkiline ait tasarımı kendileri tarafından tasarlamış gibi TPE nezdinde tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli 2004/3526 nolu çoklu tasarım içinde yer alan çaydanlık tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemice onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacı adına tescilli tasarımın ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davalı tarafından tescil ettirildiği iddiasına dayalı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece davaya konu çaydanlık tasarımının yeni ve ayırt edici özelliğinin bulunup bulunmadığı, dolayısı ile davacı tasarımı ile benzer olup olmadığının belirlenmesi için iki ayrı heyetten rapor alınmış, ilk bilirkişi raporunda, davalıya ait tasarıma konu çaydanlıkların davacının tasarımına genel görünüm olarak benzediği, bu nedenle yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığı belirtilmiş, ikinci bilirkişi raporunda ise, davalıya ait çaydanlığın davacının tasarımından farklı ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu belirtilmiştir. Her iki bilirkişi raporu arasında bariz bir çelişki olduğu halde mahkemece bu çelişki giderilmeden son bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa mahkemece, oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden, her iki raporu değerlendiren, tartışan, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran, çelişkiyi giderici ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12107, K. 2012/17805, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama