KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12168 E., 2012/13897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/11/2010 tarih ve 2009/44-2010/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigorta emeklisi olduğunu, iş yeri sahibi olmadığı gibi çek karnesi de kullanmadığını, ancak dolandırıcı bir şahsın davacının kimliğini kullanarak davacı adına çek karneleri alıp piyasayı dolandırdığını, bankaların çek karnesi verirken özensiz davrandıklarını, bu nedenle müvekkilinin birçok kez ceza kovuşturmasına maruz kaldığını ileri sürerek 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Bankaların vekilleri, müvekkili bulundukları bankaların kusurlarının bulunmadığını savunarak ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının kimliğini kullanan meçhul bir şahsın vergi kaydı ve ticaret sicil kaydı oluşturduğu, bankalarda hesap açtığı, daha sonra istenen belgeleri tamamlayarak davalı bankalardan çek karnesi talep ettiği, davalı Bankaların da meçhul şahsa çok sayıda çek karnesi verdikleri, bunların sonucunda davacı aleyhine ceza kavuşturmalarını başladığı, bunların bir kısmından dolayı davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bu çekler nedeniyle davacı aleyhine icra ve hukuk mahkemelerinde işlemler yapıldığı,
davalıların üzerlerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmedikleri, davacının manevi zarara uğradığı, davacının maddi tazminata ilişkin davasından feragat ettiği, karardaki kısmen kabul ifadesinin kısmen reddi de kapsadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile her bir davalı Banka'dan 15.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili, yargılama sırasında maddi tazminat isteminden feragat etmiştir. Davacı tarafın maddi tazminat isteminden feragati nedeniyle maddi tazminata yönelik davanın reddine ilişkin olarak hüküm kurulmadığı gibi, bu nedenle kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına vekâlet ücretide taktir edilmemiştir. Ayrıca, manevi tazminata ilişkin dava kısmen reddedildiği halde reddedilen kısım bakımından da davalılar lehine vekâlet ücretinin takdir edilmemesi isabetsiz olup, bu nedenle kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12168, K. 2012/13897, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama