KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1220 E., 2013/17868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/10/201tarih ve 2009/534-2011/512 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.10.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin iki ortağından birisi olduğunu, davalı tarafından kar payının tahsili için icra takibi başlatıldığını, oysa ortaklar kurulu tarafından kar payının dağıtılması için alınmış bir kararın bulunmadığını ileri sürerek, icra takibi nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin kurulduğundan beri 8 yıldır kar payı dağıtım kararı almadığını, şirket müdürünün keyfi tutumu nedeniyle buna ilişkin karar alınamadığını, ortaklar arasında meydana gelen uyuşmazlıklar nedeniyle kar payı dağıtılmasına ilişkin karar alınmasının da mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kar payının dağıtılmasına yönelik alınmış bir ortaklar kurulu kararı veya açılmış bir davanın bulunmadığı, dolayısı ile kar payı alacağının takip tarihi itibariyle muaccel olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının kar payı alacağı olduğu iddiası ile başlattığı takip nedeniyle davacı şirketin borçlu olmadığının tesbiti istemine ilişkin olup, mahkemece menfi tesbit davasının kabulüne gerekçe olarak ortaklar kurulunca karar verilmedikçe şirket ortağının kardan pay alma hakkının muaccel olmadığı,
ancak ortaklar kurulunun hiç toplanamaması veya kar dağıtımı konusunda karar almaması halinde ortaklardan herhangi birinin mahkemeye başvurarak kar payının tespitini isteme yoluna gidebileceği belirtilmiş ise de, limited şirketlerde ortağın kâr payı alacağı, ancak ortaklar kurulunun TTK'nın 539/4. maddesi gereğince kâr dağıtma kararıyla muacceliyet kazanacak olup, kar dağıtımına karar verme yetkisi ortaklar kurulunun devredilemez yetkisi dahilinde olması nedeniyle somut olayda kar payı dağıtılmasına yönelik alınmış bir ortaklar kurulu kararının mevcut olmaması nedeniyle
alacağın muaccel olmadığından salt bu nedenle davanın kabulü gerekirken, yerinde olmayan diğer gerekçe doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan bu gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1220, K. 2013/17868, 8 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama