KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12261 E., 2012/21055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/11/2010 tarih ve 2010/464-2010/476 sayılı kararı bozan Dairenin 18.05.2012 gün, 2011/2645 - 2012/8200 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili, Almanya Aachen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 18.01.2008 tarihli, 1 O 344/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen kararın TTK’nun 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının savunma hakkının kısıtlandığı ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği,
bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle mükerrer tahsilata neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş,davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 18.05.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12261, K. 2012/21055, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama