KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12279 E., 2012/15378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/08/2011 gün ve 2011/250-2011/343 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/05/2012 gün ve 2011/14294-2012/8958 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Duisburg-Hamborn Asliye Mahkemesi’nce verilen 16.7.2008 tarih ve 6 C 37/08 sayılı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, anılan kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin Lahey Sözleşmesi’ne göre tebliğ edilmediği, bu suretle davalının savunma hakkının kısıtlandığı, öte yandan kararın tenfizinin kamu düzeni ve eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 25.05.2012 tarihli kararıyla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davaya konu kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak kesinleştiğinin anlaşılması halinde tenfizin Türk kamu düzenine aykırı olmayacağının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu yabancı mahkeme ilamının tebliğine ilişkin belgelerin ibrazı için davacı vekiline mahkemece verilen süreye ilişkin ara kararının tefhim ve tebliğ biçimi itibariyle HUMK'nun 163. ve 165. maddeleri uyarınca kesin olduğunun kabul edilemeyecek olmasına, bu nedenle kesin süreye uymama nedeniyle davacı yan aleyhine sonuç doğurmasının mümkün bulunmamasına göre, davalı vekilinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12279, K. 2012/15378, 5 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama