KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12408 E., 2013/10972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.06.2011 tarih ve 2010/249-2011/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili,davalının, müvekkili ile aktettiği 01.11.2003 tarihli bayilik sözleşmesinin feshi ile ilgili 13.02.2004 tarihli protokolün 4. maddesi hükmüne aykırı hareket ederek, aynı adreste rakip ... ve ... tüplerinin bayiliğini alarak haksız rekabette bulunduğunu, haksız eylemin, mahkememizin 2004/619-596 D.İş sayılı dosyasında tespit edildiğini, davalının haksız eyleminden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını iddia ederek, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, fesih protokolünün 3. maddesi gereğince 25.000 TL cezai şart ile fazlaya dair talep hakkı saklı kalarak 1.000 TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının bayiliğini ...Ltd. Şti.’ne devreden müvekkilinin, davacının müşteri kaybına uğramaması için ...Ltd. Şti.'den aldığı ... marka tüpleri satmaya devam ettiğini, dava dilekçesine ekli perakende satış fişinin böyle bir satışa ait olduğunu, ... ve ... tüplerinin bayiliğini almadığını, sözleşmenin feshinden sonra tüp satışının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak 5 yıldan uzun veya belirsiz süreli olarak öngörülen rekabet etmeme yükümlülüğünün muafiyetten yararlanmasının, istisnai bir takım haller dışında mümkün olmadığı, somut olayda her ne kadar sözleşmenin süresi 5 yıl olup, tebliğ kapsamında makul bu sürenin sonuna kadar öngörülebilecek bir rekabet etmeme yükümlülüğü muafiyet kapsamında değerlendirilebilir ise de,
sözleşme sona erdikten sonraki döneme ilişkin fesih protokolünde yer alan ve davacının cezai şart talebine dayanak oluşturan ancak herhangi bir süre içermeyen protokoldeki "belirsiz süreli rekabet etmeme" yükümlülüğünü muafiyet kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4.maddesine aykırılığın söz konusu olduğu, zira, tebliğin 5.maddesinde "alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi 5 yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğünün muafiyet kapsamına girmeyeceği" nin hükme bağlandığı, uyuşmazlık konusu sözleşmede kötüye kullanmanın olmadığı,
genel olarak rekabet etmeme yükümlülüğünün söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12408, K. 2013/10972, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama