KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12426 E., 2012/14736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2010 tarih ve 2010/45-2010/840 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalıların ise sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, sözleşmeye uygun olarak davalı şirket lehine verilen 150.000 TL bedelli teminat mektubunun halen mer’i olduğunu, borçlu şirketin kredi sözleşmesinden doğan edimlerini yerine getirmemek suretiyle nakit riskini ödemediğini, bu nedenle akdedilen sözleşmenin ilgili maddelerinin davacı bankaya verdiği yetkiye dayanılarak kredi hesabının kat edildiğini,
teminat mektubunun iadesi veya mektup bedelinin bankaya depo edilmesi konusunda ihtarname tebliğine rağmen, verilen sürede talebin yerine getirilmediğini ileri sürerek, teminat mektubu bedelinin davalılar tarafından müvekkili bankada faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerinin davacı bankaya, dilediği anda noter aracılığıyla veya taahhütlü mektupla ihbar etmek suretiyle hesabı kat ve sözleşmeyi fesih yetkisi yanında, müşteri lehine düzenlenip verilen teminat mektubu henüz tazmin edilmemiş olsa dahi, mektubun iadesini veya bedelinin faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini talep etme hakkı verdiği, anılan kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olan davalıların durumunun ayrılmamış bulunmasına göre, davaya konu teminat mektubu bedelinin, sözleşmedeki limit gözetilerek,
davalı kefilleri de bağlayacağının anlaşıldığı gerekçesiyle, dava konusu edilen teminat mektubu bedelinin davacı bankanın faiz getirmeyen bir hesabında davalılardan tahsil edilerek bloke edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12426, K. 2012/14736, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama