KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12464 E., 2012/15971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2011 tarih ve 2011/287-2011/589 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Essen Asliye Mahkemesi tarafından verilen 12.01.2006 tarihli 12 O 244/05 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “tenfize konu kararın Türk kamu düzenine aykırı olmadığı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından dosyaya tercümesi ibraz edilen Essen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 19.01.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 23.05.2007 olduğu yazılı ise de dosyaya sunulan tebliğe ilişkin belgelerden kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 30.04.2008 tarihinde davalı vekili Av. Osman Pınarbaşı’na tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece kararın usulünce kesinleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davalıya diplomatik yolla yapılan tebligattan sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme şerhi karar üzerinde bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12464, K. 2012/15971, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama