KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12601 E., 2013/14309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2012 tarih ve 2009/56-2012/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği parayı geri ödemediğini, müvekkilince davalı şirket aleyhine Federal Almanya Cumhuriyeti Bremen Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini ileri sürerek Federal Almanya Cumhuriyeti Bremen Asliye Hukuk Mahkemesi 2- O- 792/06 numaralı Gıyabi kararının ve yargılama masraflarına dair masraf tayin kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, MÖHUK. 50. maddedeki şartların oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararında davalı vekilinin Av. Oryal Ertan olduğu yazılı olmasına rağmen 22.02.2007 tarihinde davalıya yurtdışı tebligat ile tebliğ edildiğinin bildirildiği ancak tebligatın yapılmasına ilişkin herhangi bir belge sunulamadığı gibi karar tarihi ile tebliğ tarihi olarak bildirilen 22.02.2007 tarihi dikkate alındığında tebliğin posta usulü ile yapıldığının kabulü gerekeceği, her ne kadar davacı taraf karar tebliğinin 01.06.2007 tarihinde davalının vekiline yapıldığını iddia etmiş ise de;
mahkemece ilk önce davalı asile tebligat çıkartıldığı şerh edildiğinden ikinci tebligatın vekile yapılmasının izahtan yoksun olduğu, kaldı ki bu tebligatta 2. gıyap kararı ve protokolünden bahsedilmekle bunun da dosya içerisine sunulamadığı, keza davalının vekili tarafından verilen karara karşı itiraz veya temyiz talebinde bulunulduğu ileri sürülmesine rağmen bunların sonucuna ilişkin oluşturulan kararların da sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12601, K. 2013/14309, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama