İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/12780 K.2014/2847

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/05/2012 tarih ve 2010/779-2012/115 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için…

Esas2012/12780Karar2014/2847Tarih18 Şubat 2014Okuma5 dk · 916 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/12780 E., 2014/2847 K.·Mahkemesi : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Şubat 2014
Tarihi
16/05/2012
Numarası
2010/779-2012/115
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

916 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/05/2012 tarih ve 2010/779-2012/115 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/02/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Mikail Bakan ile davalı vekili Av. C. B. C. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında 03.11.2009 tarihli iki yıllık güvenlik hizmet sözleşme imzalandığını, müvekkilinin en mükemmel şekilde edimlerini yerine getirmek üzere hazırlıklarını yaptığını, her türlü teçhizat ve elektronik cihazlarla donatılarak işe başladığını, çalışma sırasında davalı tarafından yapılan işlerin denetim altında tutulduğunu, sözleşme devam ederken davalının haklı ve geçerli bir neden yokken gördüğü lüzum üzerine demek suretiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, anılan sözleşmenin 9. maddesinde fesih nedenlerini ayrıntılı olarak belirlendiğini,

davalının bu maddede belirtilen usullere uygun olarak sözleşmeyi feshetmediğini, müvekkilinin zararının doğduğunu ileri sürerek, yapmış olduğu alet edavat ve teçhizatlardan dolayı harcamaların boşa gitmesi nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan kar bedelinden şimdilik 5.000,00 TL olmak üzere, toplam 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yasa ve sözleşmeye uygun olarak sözleşmenin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının sözleşmenin 9. maddesi gereğince görülen lüzum üzerine ibaresi konulmak suretiyle 23.11.2010 günlü ihtarnamesi ile sözleşmenin süresi dolmadan feshettiğini davacıya bildirdiği, ihtarın 23.11.2010 tarihinde tebliğ edildiği, sözleşmenin 28.02.2011 tarihi gece saat 24.00'de sona ereceğinin de açıkça belirtildiği, sözleşmenin 28.02.2011 tarihinde son bulduğu, cihaz zararının kanıtlanmadığı, sözleşmenin davalı tarafından haklı nedene dayanarak feshedilmediği, sözleşmenin 9. maddesinde fesih nedenlerinin tadadi olarak sayıldığı,

9.2.a ve b maddelerinde sözleşmenin hangi hallerde feshedileceğinin kararlaştırıldığı, davalının sözleşmenin 9.2.b maddesi gereğince haklı nedene dayanarak feshettiğini savunduğu, anılan maddenin "müşteri, işbu sözleşmede belirtilmeyen bir gerekçeyi ileri sürerek sözleşmeyi sona erdirmek istediği takdirde asgari üç ay önceden noter marifetiyle fesih ihbarı yapabilir.

Süreye uymadan sözleşmeyi feshetmesi halinde üç aylık hizmet bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmünü içerdiği, ihtarında lüzum üzerine demek suretiyle herhangi bir neden göstermeden sözleşmeyi feshettiği, sözleşmenin 9.2.a maddesi sözleşme içi fesih, 9.2.b maddesi ise; sözleşme dışı fesih nedenlerine istinaden fesih şartlarını düzenlediği, her ne kadar süreye bağlı olmaksızın fesih yapabileceğini ve feshin yasaya uygun olduğunu savunsa da bu savunmasının taraflar arasında bağıtlanan sözleşmeye uygun olmadığı,

MK'nın 2. maddesi de göz önünde bulundurularak iyi niyetli bir fesih kabul edilmeyeceği, davacının usulsüz fesih nedeniyle kardan mahrum kaldığı, bu hususun bilirkişi raporuyla da doğrulandığı, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle sözleşme nedeniyle yapılan yatırımlardan dolayı boşa giden bedele ilişkin iddiaları sabit olmadığından bu talebinin reddine, 5.000,00 TL kâr mahrumiyetinin tahsiline, manevi tazminatın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında geçerli şekilde hizmet sözleşmesinin imzalandığının çekişmesiz olmasına, anılan sözleşmede sözleşmenin feshine ilişkin hükümler bulunmasına, sözleşmenin davalı tarafından bir neden gösterilmeden feshedildiğinin anlaşılmasına, davacının müspet veya menfi zarardan birini talep etmesinin gerekmesine,

her ne kadar müspet zarar talebi dışında, menfi zarar kapsamında kalan teçhizat gideri talep etmesi yerinde değil ise de esasen bu kalem alacağın reddine karar verilmiş olmasına, bu durumun sonuca etkili bulunmamasına, manevi tazminat talep edilmesinin koşullarının oluşmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, hizmet sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davalı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 9/b. maddesi uyarınca gördüğü lüzum üzerine sözleşmeyi feshettiğini savunmuştur. Gerçekten de anılan maddede müşterinin işbu sözleşmede belirtilmeyen bir gerekçeyi ileri sürerek sona erdirmek istediği takdirde asgari üç ay önceden noter marifetiyle feshi ihbar yapabileceği hususu hükme bağlanmıştır.

Ancak, mahkemece de doğru olarak belirlendiği üzere, bu hüküm, müşteri davalıya keyfi olarak nitelenebilecek mutlak bir hak bahşetmemektedir. Hakkın, TMK'nın 2. maddesine uygun şekilde kullanılması gerekmektedir. Davalının fesih için bir sebep göstermesi ve bu sebebin haklı olması gerekmektedir. Esasen, davalı vekili, davacının kendi yetkilisiyle müvekkili zararına birlikte hareket ettiğinin tespit edildiğini ve haklı nedenin de olduğunu savunmuştur.

Bu durum karşısında, mahkemece, davalı tarafın savunmasında belirttiği vakıa dışında fesih sebebi bulunup bulunmadığının açıklattırılması, belirttiği vakıa ile açıklaması muhtemel fesih sebeplerinin tüm kanıtlar çerçevesinde değerlendirilmesi ve feshin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözleşmenin haksız feshedildiği kabul edilerek davacının talep edebileceği mahrum kaldığı kâr sözleşmenin kalan süresi esas alınarak hesap edilmiş ise de bu hesaplama tarzı da yerinde görülmemiştir. Zira, sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiği kabul edildiği takdirde, davacının başka bir kişiyle aynı nitelikteki sözleşmeyi yapabileceği makul sürenin belirlenmesi, mahrum kalacağı kârın bu süreye göre tespit edilmesi, anılan süre itibariyle yapması gerekip de yapmayacağı giderlerin mahsup edilmesi sonrasında belirlenecek tutarın tazminat olarak tayin edilmesi gerekmektedir. O halde, yazılı şekilde mahrum kalınan kârın hesaplanması da kabul şekli bakımından yanlış olmuş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12780, K. 2014/2847, 18 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/12780
Karar No
2014/2847
Tarih
18 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/12794 K.2014/1363
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/12805 K.2014/2459
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/12807 K.2014/3490
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/12812 K.2014/2846
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/12813 K.2014/3187
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/12841 K.2014/2152

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.