KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1297 E., 2012/19837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
747 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.02.2010 tarih ve 2007/709-2009/18 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi müdahale eden vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 04.12.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gemilere kumanya temin etme alanında faaliyet gösterdiğini, davalıya ait Panama bandıralı M/V INA isimli gemiye kumanya verdiğini, bu durumun gemi kaşesi ve gemi kaptanının imzasını içeren belgeyle sabit olduğunu, bedelinin ödenmediğini, geminin adının daha sonra M/V TINA F olarak değiştirildiğini, İMO numarası değişmediğinden geminin seferden men’inin talep edildiğini, İstanbul’da tutuklandığını, alacak miktarının depo edilmesi üzerine seferden men kararının kaldırıldığını ileri sürerek, toplam 11.904.26 USD’nin tahsiline, tedbir kararının devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Davaya müdahale eden vekili, geminin müvekkiline ait olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, seferden men kararı sonrasında teminatın müvekkili acentesi tarafından yatırıldığını açıklayarak, davaya asli müdahil olarak kabul edilmesine, gemi üzerindeki tedbirin kaldırılmasına, teminatın yatırana iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalıya ait gemiye verdiği hizmet ve teslim ettiği kumanya nedeniyle alacaklı olduğu, daha sonra geminin el değiştirdiği, işbu davanın eski donatana karşı açılmış bir alacak davası niteliğinde bulunduğu, zamanaşımı def’inin olmadığı, fer’i müdahilin davalı adına zamanaşımı def’inde bulunamayacağı, rehin hakkı istenmediği, davaya müdahale edenin icra müdürlüğüne geminin sefere devam etmesi için teminat yatırdığı, bunun iadesine karar verilmesini istediği, yaptığı işlemin üçüncü şahsın fiilini taahhüt etme niteliğinde bulunduğu,
davacı alacağının teminatını teşkil ettiği, davalının yabancı kişi olduğu, Türkiye’de acentesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.904.26 USD’nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, müdahale eden vekili temyiz etmiş, mahkemece ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiş, müdahil vekili bu ek kararı da temyiz etmiştir.
1-Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir.
Mülga HUMK’nun 57'nci maddesi (HMK’nın 66 ve devamı maddeleri) uyarınca, yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek mecburiyetinde bulunan fer’i müdahilin kararı tek başına temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Mülga HUMK’nun 432/4'üncü (HMK’nın 346 ve devamı maddeleri) uyarınca yerel mahkemenin hangi hallerde temyiz isteminin reddine karar vereceği sınırlı şekilde düzenlenmiş olup, davaya fer’i müdahil olarak katılanın yaptığı temyiz itirazları hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermek bunlar arasında sayılmamıştır. Davaya fer’i müdahil olarak katılanın temyiz istemiyle ilgili olarak karar verme yetkisi Yargıtay’a aittir.
Somut olayda temyiz eden, davacının kumanya verdiği geminin yeni maliki olduğunu, dava açılmadan önce davacının, geminin seferden men kararı aldırdığını, yoluna devam etmesi için icra dosyasına iddia edilen alacağı karşılayacak şekilde acentesinin para yatırdığını, teminatın yatırılan bu para üzerine kaydırıldığını, önceki malikin borcundan sorumlu olmadığını belirterek, davaya asli müdahil olarak kabulü ile icra dairesine yatırılan paranın iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bu istem, davaya davalı yanında fer’i müdahale olarak değerlendirilmiş, yazılı gerekçe ile de icra dosyasına yatırılan paranın iadesi isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacının kumanya verdiğini ileri sürdüğü geminin seferden men kararının kaldırılması için gerekli paranın, icra dosyasına, müdahale talep edenin acentesi tarafından yatırıldığı hususu çekişmesizdir.
Bu durum karşısında, davaya fer’i müdahil olarak kabul edilen vekilinin temyiz istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verme yetkisinin yerel mahkemede olmadığı, bu kararı verme yetkisinin Yargıtay’a ait bulunduğu, ayrıca fer’i müdahilin, davacının kumanya verdiği geminin seferden men’i kararın kaldırılması için icra dosyasına para yatırdığı, tedbirin bu para üzerinde devam ettiği, iade isteminin reddine karar verildiği, kararı müstakil olarak temyiz etmede hukuki yararının bulunduğu dikkate alınarak, mahkemece tesis edilen, fer’i müdahilin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Müdahale eden vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya asli müdahale koşullarının da bulunmamasına göre, müdahale eden vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1297, K. 2012/19837, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama