KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/13275 E., 2013/18392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2012 tarih ve 2007/649-2012/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Aksigorta yetkili acentası olup davalı ile aralarında muhtelif tarihlerde tali acentalık sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, davacının bu sözleşmelerden 31/03/2007 tarihi itibariyle toplam 78.260,89 TL muaccel hale gelmiş alacağının davalı tarafından ödenmeyip birçok defa şifahen talep edilmesi üzerine ...
1. Noterliği'nden 06/05/2007 tarihinde ihtarname çekildiğini, 07/12/2007 tarihinde davalı tarafından alacağa mahsuben 28.000 TL ödeme yapıldığını ancak bakiye borcun ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 30.000 TL'nin hakediş tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş.
23.03.2009 havale tarihli ıslah dilekçesi ile faiz talebini ıslah ederek, davalı ile aralarında akdedilen sözleşmede belirtilen aylık %10 olmak üzere, yıllık %120 şeklinde değiştirmiş; davacı vekili 05.03.2012 tarihli dilekçesi ile, dava konusu alacak miktarının 2.011,84 TL'lik kısmı için davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davalının dava değerinin %40'ından aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Ak Sigorta Bursa Bölge Müdürlüğü'nün 03/02/2010 tarihli yazısı ve ekinde gönderilen belgeler ile aynı doğrultuda düzenlenen bilirkişi raporu ile 2006 ve 2007 yıllarında davacının tali acentası bulunan davalının tali acentalık kodu altında davacı adına iptallerin tenzili ile 316.541,52 TL brüt prim üretimi bulunduğu, bu durumun 2006 ve 2007 yıllarında bizzat davalının kendi kodu ile düzenlediği davacı veya başka bir kişi tarafından müdahale edilmesi mümkün olmayan sigorta sistemine aktarılan kayıtlardan anlaşıldığı,
davalının davacı adına kendi kodu ile 2006-2007 yıllarında 316.541,52 TL'lik brüt prim üretimi gerçekleştirdiğinden sözleşme gereğince 30 gün içerisinde ödemekle yükümlü olduğu primleri davacıya ödediğinin ispat yükünün davalıda bulunduğu benimsenmiştir.
Davalı tarafından kendisinin prim tahsilatı yapmadığı, bu nedenle aktaracak prim bulunmadığı iddialarının yaptırılan her 3 bilirkişi incelemesi ve bizzat talimat ile dinlenen davalının çalışanı ve oğlu bulunan kişilerin ifadesi ile davalının düzenlediği primler için prim tahsilatının kendisi tarafından yapılıp primlerin 30 günlük süre içerisinde banka havalesi veya davacı veya oğluna elden ödemek sureti ile ödendiği bildirildiğinden bu iddialara değer verilmesinin mümkün olmadığı,
davalının bilgisayar ortamında takip ettiği polisoft programı davalının sunduğu tüm belgeler dikkate alınarak davacının davalıdan 15/01/2008 tarihi itibariyle 27.988,16 TL alacaklı olduğu, polisoft programı ile ihtisal rakamlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davalı tali acentanın söz konusu prim üretimlerini yapıp tali acentalık sözleşmesi gereğince periyodik dönemler yerine farklı tarih ve farklı meblağlar olmak üzere prim üretimlerinin davacı tarafa aktarmış olduğunun belirlendiği, ispat yükü davalıda bulunduğundan davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılatılarak,
davacı asil tarafından kendisine davaya konu miktarca prim ödemesi yapılmadığı şeklinde yemin edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 2.011,84 TL'lik kısımdan davanın feragat nedeni ile reddine, 27.988,16 TL'nin 31.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/13275, K. 2013/18392, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama