KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/13287 E., 2013/12048 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2013
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.07.2012 tarih ve 2012/278-2012/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... adına davalı banka nezdinde çek hesabı açılarak bu kişiye çek karnesinin verildiğini, adı geçenin 6 adet çeki keşide ederek borcuna karşılık müvekkiline teslim ettiğini, çeklerin ibrazında karşılıklarının çıkmadığını, yapılan araştırmada aslında çek karnesinin ... isminde bir kişiye verildiğini, adı geçenin sahte kimlikle ... adına hesap açtırdığını, sahtecilik işlemini tespit edemeyen, yeterli araştırmaları yapmadan çek karnesi veren davalı Bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek 4.900,00 TL çek bedeli ile işlemiş faiz 11.250,00 TL munzam zararının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, munzam zarar istenemeyeceğini, munzam zararın faiz olarak da nitelendirilemeyeceğini, davanın öncelikle sahte işlem yapan kişiye açılması gerektiğini, ancak bu kişiden tahsil imkanının kalmaması halinde müvekkiline başvurulabileceğini, çek hesabı açılırken gerekli araştırmaların yapıldığını, nüfus cüzdanının sahteliğinin müvekkilince tespitinin mümkün olmadığını, kusurun davacıya ait bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Bankanın, mevduat çalışması olmayan, daha 3.5 ay önce kurulmuş bulunan firmaya yeterli araştırma yapmadan çek karnesi verdiği, bu nedenlerle özen borcuna aykırı davrandığı,
davacının da gerekli araştırmayı yapmadan kar ortağı olarak birlikte çalışmak üzere dolandırıcılık faili ile bir takım ticari faaliyette bulunduğundan kusuru olmakla birlikte bahse konu kusurunun davacı bankanın kusurundan bağımsız olduğu ve bankanın özen borcundan kaynaklanan sorumluluğunun kalkmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.900,00 TL asıl alacak, 11.250,00 TL uğranılan faiz zararı olmak üzere 16.150,00 TL'nin davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/13287, K. 2013/12048, 10 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama