KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/13298 E., 2013/14584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.04.2012 tarih ve 2010/135-2012/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili asıl davada, davalıların dava dışı Klima İnşaat A.Ş.’nde bulunan %33 oranındaki hisselerini 23.12.1997 tarihli protokol ile müvekkillerine devrettiğini, protokolün 3.maddesinde, hisse devrinden önceki döneme ait iş ve işlemlerden doğabilecek her türlü alacak borçlarla ilgili olarak sorumluluklarının ve hakların devamının kararlaştırıldığını, hisse devrinden önceki döneme ilişkin olan ve davalıların %33 hissesine isabet eden toplam 75.018.787.335 TL’nin ihtarnameye rağmen davalılarca ödenmediğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 75.018.787.335 TL’nin (75.018,79 TL) temerrüt tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesiyle, 75.018,79 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek avans/reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Birleşen davada ise, firma çalışanlarından Alaattin Kaya'nın Klima İnş. Aleyhine açtığı alacak davası nedeniyle verilen karar gereği 56.920,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin %23.36 oranında 13.296,61 TL'sinden davalıların sorumlu olduğunu, bu durumun keşide edilen ihtarla bildirilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 13.296,61 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren T.C.
Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek avans/reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların ortağı olduğu anonim şirketin mahkeme kararı uyarınca 3. kişilere ödemekle yükümlü olduğu meblağı kendi nam ve hesaplarına talep edemeyeceği, kaldı ki davacı...sıtma ve Klima Cihazları A.Ş. dışındaki diğer davacıların halen Klima A.Ş.’nin ortağı olmadıklarını, 23.12.1997 tarihli protokolün 3. maddesindeki düzenlemenin münhasıran Klima A.Ş.’nin taahhüdü altındaki hizmetler ile ilgili olup, bu durumun 29.05.1997 tarihli protokol ile sabit olduğunu, dava konusu edilen kalemlerin protokolün 3.maddesi kapsamında olmadığını, 23.12.1997 tarihli protokolün 3. maddesi gereğince de davacı tarafa bir borcun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, asıl davada 75.018,78 TL'nin 13/11/2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, birleşen davada 13.296,61 TL'nin 23/03/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalılardan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, asıl dava dilekçesinde faiz oranı yönünden reeskont faizi talep edilerek fazlaya ilişkin faiz oranı yönünden zımnen feragat edilmiş olmasına ve ıslahla bu yöndeki talebin arttırılamayacak olmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Birleşen davada dava dilekçesinde avans faizi talebinde bulunulduğuna göre, mahkeme 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi nazara alınarak avans faizi nispetinde temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken birleşen davada hüküm altına alınan alacağın reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesu uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/13298, K. 2013/14584, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama