KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/13797 E., 2012/16971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2011 tarih ve 2010/379-2011/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi uyarınca 2.000.000 TL tutarındaki kredinin davalı şirket tarafından kullanıldığını, müvekkili şirket ile davalı Yıldızlar Meşrubat Limitet Şirketi arasında yapılan protokol gereğince müvekkilinin ekonomik açıdan zor durumda bulunması sebebiyle çekilen kredinin 1.000.000 TL tutarındaki kısmının adı geçen şirket tarafından müvekkiline ödünç olarak verildiğini, bu amaçla müvekkili şirket tarafından davalı banka ve davalı şirket lehine ipotek tesis edildiğini,
borcun ödenmesinde aksaklıklar olması üzerine davalı Yıldızlar Meşrubat Limitet Şirketi tarafından müvekkili hakkında davalar açıldığını ve bu davaların halen temyiz aşamasında olduğunu, davalı ... tarafından müvekkillerine gönderilen ihtarname ile davalı bankanın alacağının kendisi tarafından temlik alındığı bildirilmek suretiyle 732.000 TL tutarındaki borcun kendisine ödenmesini talep ettiği ancak davalı banka ile ... arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, söz konusu alacağın temliki sözleşmesinin muvazaa sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile davalı ... arasında düzenlenen temlik sözleşmesinin BK.’nun 162. maddesinde düzenlenen hükümlere aykırılık taşımadığı, davacının borcunu ifa ederken alacaklının kim olduğunun öneminin bulunmayıp, usulüne uygun temlik sözleşmesiyle borcu temlik alan alacaklının asıl alacaklının haklarına halef olduğu, davacının borcunu davalılardan herhangi birine ödemesinde onun açısından menfaatini haleldar edebilecek bir durumun mevcut olmadığı, bizzat borçlunun beyanlarında borcunu ödeyemediğini ikrar ettiği, davalılar arasındaki alacağın temliki sözleşmesinin muvazaalı olduğu iddiasının dinlenebilme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/13797, K. 2012/16971, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama