KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/13983 E., 2012/17248 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2012
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/09/2012 tarih ve 2012/701-2012/702 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili ile borçlulardan ... arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrınakdi kredi sözleşmesine, diğer borçluların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla kefalet verdiklerini, kredi borcu ödenmeyince ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini, borçluların mal kaçırma riski olduğunu ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl borçlu ... hakkında talebin kabülüne, kefiller ..., İsmail ŞIK ve ... hakkında ise davaya konu banka kredi sözleşmesinin banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, bu koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği, taraflara açıkça bilgi verilip bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlanması açısından, yasanın ön gördüğü koşullara uygun bulunmadığı, dolayısıyla kefillerin bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, TBK’nun 21'ci maddesi kapsamında bir kabulünün de bulunmadığı sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olduğu,
TBK'nun 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen, genel işlem koşullarına ilişkin kuralların emredici nitelikte olması, içeriğinin yasa tarafından doğrudan düzenlenmesi karşısında, Yürürlük Yasasının 2, 3, 4'cü ve 7'ci maddeleri bir arada yorumlandığında, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin, ne zaman düzenlenmiş olurlarsa olsunlar, 6098 sayılı TBK'nun hükümlerinin uygulanmasının gerektiği ve bu nedenle TBK'nun 20'ci maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak yapılmış sözleşme uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talebinin reddi kararını, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan kredi sözleşmesinin mülga 818 sayılı yasanın yürürlükte olduğu tarihte düzenlendiği ve keza kredinin de o zaman verildiği taraflar arasında çekişmesizdir. Bu durumda 6101 sayılı kanunun 4. maddesinin işbu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün bulunmadığından mahkemenin bu yöndeki gerekçesine itibar olunamaz.
Yürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de olayda temerrüt, sona erme ve tasfiye söz konusu olmadığından ve salt genel işlem şartlarına aykırılık kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi olayda 7. maddenin uygulama koşulları da bulunmadığından mahkemece İİK. 257. maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, kefiller yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/13983, K. 2012/17248, 1 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama