KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14003 E., 2012/19311 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2009 gün ve 2006/363-2009/538 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/01/2012 gün ve 2010/7865-2012/133 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının Merkez Şubesi’ndeki 18131 nolu (havaleler ve iadeler), 18091 nolu (emekli ödemeleri ana temerküz) 19709 nolu (prim tahsilatı) 18128 nolu (vergi İadesi), vadesiz mevduat hesaplarına Ocak-Aralık 2001 döneminde vadesiz mevduat faizi ile 1479 sayılı Kanun’un Ek-6 ncı maddesi ve 3095 sayılı yasa gereğince kurumun gecikme faizleri alacağı tespit edildiğini, bunların 22.250.142.273 lira vadesiz mevduat faizi, 4.236.800.962 lira reeskont faizi, 1.049.846.328 lira vadeli mevduat faizi olmak üzere toplam 27.536.789.563 lira hesap edildiğini,
bu miktara Bağkur Kanununa eklenen Ek-6 ncı madde uyarınca devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödedikleri faiz uygulanması, ayrıca asıl alacağa dava tarihi olan 04.02.2003 tarihine kadar da ayrıca faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek, 27.536.789.563 lira anapara ve 35.656.063.364 lira faiz olmak üzere toplam 63.192.852.927 liranın tahsil tarihlerine kadar vadeli mevduat faizi, vadesiz mevduat faizi ve reeskont faizi uygulanarak davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2001 yılında süresi içinde havale edilmeyen meblağların bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, ancak Ek-6 ncı madde dışında faiz talep edilmesinin mümkün bulunmadığını, davacının talebinin de açık olmadığını, şubelerin bir bütün ve bu şubelerdeki hesapların aynı hesaplar olduğunu kabul ederek şubelerden gelen havalelere para aktarmalarına işlem tarihini valör tarihi almasının doğru olmadığını zira EFT işlemlerinden işlemi takip eden ilk iş gününün valör tarihi alınması gerektiğini, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 06.01.2012 günlü kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır.
Taraf vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14003, K. 2012/19311, 28 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama