KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14466 E., 2013/14420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2012 tarih ve 2011/199-2012/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait Pired 75 mg Kapsül, Pired 150 mg Kapsül ve Pired 300 mg Kapsül adlı ilaçlar için Sağlık Bakanlığı nezdinde ruhsat başvurusunda bulunduğunu, başvuru konusu ürünlerin ve fiillerin davalı adına tescilli TR 2006/05388, TR 2007/07045 ve TR 2010/01878 sayılı patentlere tecavüz oluşturmadığını ileri sürerek bu hususun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 'Pregobalin' etken maddesinin müvekkili tarafından geliştirildiğini, dava konusu patentlerden TR 2006/05388 ve TR 2007/07045 sayılı patentlerin yıllık ücretleri ödenmediği için geçersiz hale geldiğini, davacı tarafça müvekkiline ait LYRICA adlı ilacın jeneriği olan Pired adlı ilaç için kısaltılmış ruhsat başvurusu yapılması nedeniyle LYRICA adlı ürünü koruyan patente tecavüz durumunun kaçınılmaz olduğunu, 551 sayılı KHK'nin 84/2 ve 136/2 maddeleri gereğince patente tecavüz kaidesinin mevcut olduğunu, bunun aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davanın 551 sayılı KHK'nin 149. maddede yazılı ön şart gerçekleşmeden açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TR 2006/05388 ve TR 2007/07045 sayılı patentlerin yıllık ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle geçersiz hale geldiği, geçersizlik ilanının 21/01/2011 tarihli patent bülteninde yayınlandığı, 6 aylık süre içerisinde de mücbir sebep talebinde bulunulmadığı, bu iki patent yönünden davacının menfi tespit talebinde bulunmakta herhangi bir hukuki yararının kalmadığı, bu iki patente ilişkin davanın konusuz kaldığı, TR 2010/01878 sayılı patent yönünden ise, davacının ruhsata konu ürünlerinin üretilmesinde kullanılan yöntemin, davalının TR 2010/01878 sayılı patenti ile korunan yöntemden farklı olduğu,
eşdeğer ya da birebir tecavüzün söz konusu olmadığı gerekçesiyle, TR 2006/05388 ve TR 2007/07045 sayılı patentler yönünden dava konusuz kaldığından menfi tespit talepleri yönünden esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, TR 2010/01878 T4 sayılı patent yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14466, K. 2013/14420, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama