KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14837 E., 2012/20048 K.·Mahkemesi : İstanbul 4.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2012 gün ve 2008/26-2010/87 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 05.06.2012 gün ve 2012/4664-2012/9728 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, TSE ve TSEK markalarının müvekkiline ait olduğunu, davalının müvekkili ile sözleşme yapmaksızın TSE markasını kullandığını, 05.04.2007 tarihinde yapılan aramada, davalının işyerinde 180 adet alçak basınç düzenleyici, 100 adet LPG regülatörü ve 150 adet dedantör olmak üzere toplam 430 adet ürün tespit edildiğini, davalının hakkı olmadığı halde TSE markasını kullanmasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, davalının TSE markasına tecavüzünün önlenmesine, 14.455 TL maddi, 28.190 TL manevi olmak üzere toplam 43.365 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işyerinde yapılan arama sırasında şirketin hakim ortağı olan 65 yaşın üzerindeki Hüseyin İleri’nin bulunduğunu, yaşlı olduğu için yapılan işlemi tam olarak idrak edemediğini, bu olay nedeniyle davacı tarafından talep edilen 43.365 TL'nın müvekkilince ödendiğini, müvekkilinin davacıya ait markaları haksız olarak kullandığı kabul edilse bile istenen tazminatı ödediği için davanın konusuz kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından ödenen 43.365 TL'nın dava konusu ürünler nedeniyle tazminat olarak davacıya ödendiği, davalının eylemi marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda TTK 56 ve 57. maddeleri anlamında da bir haksız rekabet oluşturduğu ve verilen mahkeme kararının ilanında davacı kurumun hukuki menfaati bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından davacı kurumun garanti markalarından doğan haklarına tecavüzün durdurulmasına, davalı tarafından yapılan ödeme nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, hükmün ilanına dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.06.2012 tarihli kararı ile düzeltilerek onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14837, K. 2012/20048, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama