KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14921 E., 2012/21291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2005 tarih ve 2001/4-2005/950 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/06/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan Grupama Sigorta A.Ş. vekilleri Av..... ile Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalanmış olan tekstil emtiasının davalılardan Kalkan Nakliyat tarafından Türkiye’den Almanya’ya taşınması sırasında 15.11.1998 tarihinde taşımayı yapan aracın Romanya’da yanması sonucu araçta yüklü bulunan tekstil emtiasının da yanarak zayi olduğunu, müvekkili tarafından sigortalı şirketlere sulhen varılan mutabakat uyarınca 175.000,00 TL tazminat ödendiğini,
taşımayı üstlenen davalı taşıma şirketi ile düzenlediği CMR Poliçesi uyarınca taşıyıcı şirketin taşımadan kaynaklanan zararlara karşı sorumluluğunu temin eden davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 175.000,00 TL’nın ödeme tarihi olan 12.05.1999 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu emtiaların satış şeklinin FOB satış olması nedeniyle emtiaların araca teslimiyle riskin alıcıya geçtiğini, bu nedenle davacının aktif husumete ehil olmadığını, dava konusu taşımaya ilişkin poliçe priminin tahsil edilmediğini, bu durumda müvekkilinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun bulunmadığını, sigortalı taşıyıcının aracındaki arızayı gidermeden sefere devam etmesi sonucu meydana gelen zararın teminat harici olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş bulunduğunu ve faiz talebinin haksız olduğunu savunarak, davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Davalı .... ve Tic. Ltd.Şti. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, mal bedelinin ihracat sırasında tahsil edilemediği, davalı taşıyıcının davalı acentesine prim ödediği, davacının tazminat isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 175.000,00 TL’nın davalılardan 12.05.2009 ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, hükmü temyiz eden davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında davacıya sigortalı taşınan emtiada meydana gelen hasar nedeniyle davacı tarafından sigortalılara yapılan ödemenin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davaya konu taşımadan dolayı taşıyıcıya düşen sorumluluğu düzenlediği “CMR Nakliyeci Sorumluluk Sigortası Poliçesi” ile CMR hükümleri ve poliçe şartları çerçevesinde üstlenen davalı ... şirketinin sorumluluğunun düzenlediği poliçe kapsamında tayin edilmesi gerekmektedir.Davalı ... poliçedeki “Muafiyet” kaydı uyarınca 480 DM karşılığı TL tenzili muafiyet uygulanması gerektiğini savunmuş olmasına göre,
mahkemece davalının bu yöndeki savunması üzerinde durularak, anılan tenzili muafiyet kaydının davaya konu taşımada uygulama yerinin olup olmadığının incelenmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmaması doğru olmadığı gibi davaya konu taşımanın tabi olduğu CMR Konvansiyonu’nun 27. maddesinde faizin ödeme isteğinin yazılı olarak gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağının düzenlenmiş olması karşısında hüküm altına alınan miktara davacı tarafından sigortalılara ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmayıp,
davalı ... şirketinin temerrüde düştüğü tarihin anılan madde hükmüne göre tespit edilerek, tespit edilen tarihten itibaren faizle sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde davacının sigortalılarına yaptığı ödeme tarihinden itibaren faize karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle temyiz eden davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14921, K. 2012/21291, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama