KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14927 E., 2013/12813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2012 tarih ve 2011/16-2012/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait nüfus bilgileri kullanılmak suretiyle davalı bankadan çek karnesi alınarak piyasanın dolandırıldığını, müvekkilinin karşılıksız çek keşide etme suçu nedeniyle sabıka kaydının oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 150.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davacının tedbirli davranmadığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın ekonomik durum, ikamet ve kimlik belgeleri gibi yasanın öngördüğü belgeleri araştırıp incelemeden çek hesabı açıp çek karnesi vermekte özensiz davrandığı, tam kusurlu olduğu, davacının kişilik haklarının ağır zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 35.057,14 TL maddi tazminat, 4.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, sahte nüfus cüzdanı ile çek karnesi verilmesi nedeniyle çek karnesi hesap sahibi görünen kişinin uğradığı zararın davalı bankadan tazmini istemine ilişkindir.
Davacı adına sahte olarak tanzim edilmiş nüfus cüzdanına istinaden 27.01.2003 tarihli Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi düzenlendiği, 06.03.2003 ve 14.03.2003 tarihlerinde 2 ayrı çek karnesi verildiği, bu çek karneleri kullanılarak karşılıksız çek keşide edilmesi nedeniyle davacı hakkında ceza davaları açıldığı, mahkumiyetine karar verildiği, davacının sabıka kaydı oluştuğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı taraf, bankanın kusuru nedeniyle sabıkası oluştuğunu, işten çıkarıldığını, iş başvurularının reddedildiğini ileri sürerek, maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda SGK kayıtlarına göre 2003, 2004, 2005 ve 2006 yıllarındaki davacının çalışmadığı toplam 44 aylık dönem üzerinden hesaplanan gelir kaybına göre tazminata hükmedilmiş ise de, davacının bu dönemlerde sabıka kaydı nedeniyle işten çıkarıldığını, bu nedenle çalışamadığını ispatlaması gerektiği dikkate alınmamış, davacının sabıkasının bulunduğu dönemlerde de çalışmış olduğu hususu ile sabıka kaydının ilk oluştuğu tarih üzerinde durulmamıştır.
Davacının talebi doğrultusunda ...isimli işyerine yazılan yazıya davacının herhangi bir iş başvurusu bulunmadığından bahisle cevap verilmiştir. Böylelikle, davacının dosyaya ibraz ettiği ...Yapı Firması tarafından düzenlenen iş başvurusunun sabıka kaydı nedeniyle uygun görülmediğine dair tarihsiz yazıdan başkaca delil ibraz edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının sunduğu tarihsiz belgede yazılı olan işyerinden, sabıka nedeniyle iş başvurusunun reddedilip reddedilmediği, davacının SGK kayıtlarında görünen kısa süreli çalıştığı işyerlerinden ne sebeple işten çıkarıldığı araştırılarak, davacının ne kadar süre işsiz kaldığı, sonradan yeni bir işe hangi tarihte girdiği, sabıka kaydının oluşma tarihi ile davacının sabıka kaydına rağmen sürekli işe girip çıktığı hususları birlikte değerlendirilerek, davalının çek karnesi düzenlemesi eylemi nedeniyle davacının ne kadar süre işsiz kaldığı tespit edilerek,
davacının bu şekilde oluşan maddi zararına hükmetmek gerekirken, davacının SGK kayıtlarına göre çalışmadığı tüm süreler üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14927, K. 2013/12813, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama