KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14960 E., 2013/13114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.03.2012 tarih ve 2010/415-2012/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ... ve hissedarı ve yetkili temsilcisi olduğu...Nakliyat Taahhüt Gıda Orman ve Tarım Ürünleri Sanayii Tic. Ltd. Şti.'nin davalıya karşı yapılan nakliye işlerinden doğan alacakları için icra takibi başlattıklarını, yapılan nakliye işleri ile ilgili olarak 22/12/2009 ve 28/12/2009 tarihli sevk irsaliyelerinin bulunduğunu, davalının icra takibine haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişitir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca sevk irsaliyeleri ve taşıma irsaliyeleri ile dinlenen tanık beyanları uyarınca davalının icra takibi kadar borcunun bulunduğu, davalının davacı-alacaklı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek icra müdürlüğü dosyasındaki takibe itirazda bulunduğu, ancak yargılama sırasında borcun ödendiğine dair her hangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, taraflar arasında bir taşıma ilişkisinin varlığını ispat külfeti davacı tarafa düşmektedir. Uyuşmazlığın niteliği gereği de bu hususta tanık dinlenilmesi mümkün değildir.
Bu nedenle mahkemece öncelikle davacı tarafça dosyaya sunulan muhtelif tarihlerdeki sevk irsaliyeleri üzerindeki imzaların davalıya ya da temsilcisine ait olup olmadığı hususunda davalı tarafa isticvap davetiyesi çıkarılmak ve akti ilişkinin bulunup bulunmadığı belirlenmek, akti ilişkinin varlığı halinde ayrıca davacıların ne miktar ücrete hak kazandıkları üzerinde durularak karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu kabul edilmek suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14960, K. 2013/13114, 24 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama