KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15156 E., 2012/17902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/05/2012 tarih ve 2012/18-2012/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket tasfiye memuru ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı Limited Şirketi’nin ortaklar kurulu karaır ile tasfiye haline girdiğini, tasfiyenin 15/08/2008 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini, tasfiye memuru olarak davalının atandığını, ancak tasfiye sürecinde şirket adına kayıtlı bulunan ... plaka sayılı aracın nakde çevrilerek şirket hissedarlarına dağıtımı yapılmadan şirketin tasfiyesinin sonlandırıldığını, bu nedenle şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu edilen ve şirket adına kayıtlı bulunan otomobilin, davacının aracılığı ile ... isimli kişiye satıldığını, aracın satış bedeli olarak araca ait kalan kredi borcunun belirlendiğini, şirketin kredi borcunu ödeyecek gücü olmadığından davacının böyle bir teklifte bulunduğunu, dolayısıyla araç satışından şirketin elde edeceği her hangi biri gelir bulunmadığını, aracın devrinin tasfiye sırasında atlandığının doğru olduğunu, ancak tasfiye aşamasında Maslak Vergi Dairesi’nin kayıtlarına göre şirket adına menkul ve gayrimenkul bulunmadığı anlaşılınca tasfiyenin sonlandırıldığını, şirket ihya edilse bile ortaklara dağıtılacak bir malvarlığının olmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin tasfiye süresince yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu aracın devrinin tasfiye aşamasında atlanmış olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, bu durumun tasfiye işleminin gerçek anlamda gerçekleşmediğini gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Davalı şirket tasfiye memuru ... vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket tasfiye memuru ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15156, K. 2012/17902, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama