KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15479 E., 2012/21275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.09.2009 gün ve 2007/73-2009/411 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.06.2012 gün ve 2012/6980-2012/10211 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'ye taşınmaz sattığını ancak bedelini alamadığından dolayı tapu iptal ve tescil davası açtığını ve mahkemece taşınmaza tedbir konulduğunu, davalının taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettirerek davalı Banka'dan kredi kullandığını, müvekkilinin bu krediyi kefil olarak imzaladığını, kredi borcunu ödediğini, daha sonra davalı ...'nün taşınmazı tekrar müvekkiline devrettiğini, davalı ...'nün davalı Banka çalışanı ve davalı ...'nün amcasının oğlu olduğunu, davalı Banka tarafından müvekkilinin taşınmazına yeniden ipotek tesis edilerek davalı ...'ye kredi kullandırıldığı,
davalı ...’nün kredi borcunu ödememesi nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, davalıların hileli davranışları ile kendilerine yarar sağladıklarını ileri sürerek 54.224 TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, öncelikle davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, davacının kredi sözleşmesinin tarafı olmaması ve kredinin zaten kullandırılmış olması nedeniyle yaptığı uyarının bankaca dikkate alınmadığını, alınmasının da zaten zorunlu ve gerekli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davacının dava konusu taşınmazları üzerindeki ipotek ve kredi borçlarını bizzat bankadan öğrendikten sonra bu borçların tamamını kabul ederek satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı Banka ve çalışanlarının kredi kullandırılması ve teminat olarak ipotek tesis ettirilmesinde yasaya aykırı bir durumun bulunmadığı, davacının bütün davalıların hatalı ve hileli işlemleri ile ödemek zorunda olmadığı bedellerin icraen kendisinden tahsil edildiğini iddia etmiş olması karşısında, en geç bu takibin kendisine tebliğ edildiği veya ödeme ve icra dairesine davaya konu iddiaları gündeme getirerek ihtirazi kayıt
beyanında bulunduğu 14.01.2003 tarihinde öğrenmiş sayılmasının gerektiği, dolayısıyla davanın 1 yıllık süre içinde açılmadığı, dava konusu yapılan alacağın taşınmazın davacıya ipotekli olarak satılmasından sonra davalı M. ...'nün kullandığı ve davacının ödemek zorunda kaldığı kredi borcuna ilişkin olması karşısında davalı M. ...'den talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle davacının davalılar ..., ... ve İş Bankası'na yönelik davasının reddine, davalı ...'ye yönelik davasının kabulü ile 54.224,00 TL'nin bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.06.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15479, K. 2012/21275, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama