KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15521 E., 2013/15515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/04/2012 tarih ve 2010/888-2012/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 05.10.2010 tarihinde davalılardan ... tarafından diğer davalı eşi ile birlikte sahip oldukları ve müvekkili banka şubesinin 46902190-5003 nolu hesabından 43.647,58 TL para çekilerek hesap kapatıldığını, müvekkili banka tarafından yapılan araştırmada davalıların söz konusu paranın 40.000,00 TL'sini müvekkili bankanın...şubesinde ... adına açılmış bulunan...nolu hesaba yatırdıklarının anlaşıldığını, hesaplarda yapılan incelemede para yatırma işleminin karşılıklı olarak yapıldığının ortaya çıktığını,
bir başka ifadeyle sanıklardan ... müşterek hesaptan çektiği parayı önce 46902190 nolu kendi akabinde ... adına...nolu hesap açılmış ve bu hesaba yatırdığını, tüm işlemlerin sadece 7 dakika içinde yapıldığını, işlemleri yapan memurun da aynı kişi olduğunu, dolayısıyla davalıların parayı kaçırmaya çalıştıklarını, planlı ve kötü niyetli hareket ettiklerinin ortada olduğunu,
davalılar arasındaki muvazaalı işlemin iptali ile fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 25.467,71 TL’nin faiz ve masrafları ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini ve...şubesinin...nolu hesabına yatırılan paranın el değiştirmesini önlemek bakımından dava sonuna kadar teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Bozdemir vekili, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, muvazaa bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...’in çektiği paranın tamamını Ziraat Bankası...şubesinde önce 46902190 nolu kendi hesabına yatırıp akabinde diğer davalı ... adına o anda...nolu hesap açılıp bu paranın o hesaba aktarıldığı ve işlemlerin çok kısa bir süre içinde gerçekleştirildiği, bu suretle davalı ...'in parayı kaçırmak amacıyla diğer davalı ...'un hesabına aktardığı,
her nekadar davalı ... vekili cevap dilekçesinde,...un ...daha önce borç olarak verdiği parayı, ...un bu şekilde ödediğini ve borç ödeme amacıyla yapılan para havalesinde muvazaalı bir işlemden bahsedilemeyeceğini iddia etmiş ise de, ...'un Mustafa'ya borç para verdiği ve ...'a borcu olduğu konusunda dosyada somut bir delil bulunmadığı ve bu suretle davalı ...’un beyan ve savunmalarının geçersiz olduğu ve davacının ödediği paradan davalılar Mustafa ve Yusuf’un müştereken sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle, davalı ...
Bozdemir aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile, davacının fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, 25.467,71 TL nin dava tarihi olan 07.12.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, muvazaa iddiasına dayalı olarak davacı bankanın alacak istemine ilişkin olup, yukarıda belirtilen gerekçeyle davalılar ... ve ... hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisinde mevcut Kartal 2.Ağır Ceza Mahkemesi kararında davalı ...’nun davalı ... ile işbirliği içinde bulunduğuna dair bir iddia bulunmamaktadır.
Ayrıca, TMK.’nın 990. maddesinde belirtilen, “Zilyet iradesi dışında elinden çıkmış olsa da, parayı iyi niyetle elde eden kimseye karşı tazminat davası açamaz” hükmüne göre de, davalı ...’un dava konusu alacaktan sorumlu tutulma olanağı bulunmadığından hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın davalı ... bakımından da kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15521, K. 2013/15515, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama