KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15583 E., 2013/15516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.05.2012 tarih ve 2011/559-2012/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Libya'daki -savaş nedeniyle- işçilerini bir an önce tahliye etmek istediğini, bedelini davalı tarafa peşin ödemek suretiyle davalıdan bir uçak kiralamış olduğunu, kiralanan uçağın gününde uçmadığı gibi, uçuş kartları teslim edilen davacı işçileri yerine başka bir şirket işçilerini Türkiye'ye getirdiğinden, taraflar arasındaki uçak kiralama sözleşmesinin müvekkilince derhal fesih edilerek, işçilerin Türk Hava Kuvvetleri'ne ait uçaklarla tahliyesinin sağlanmış olduğunu, davalı tarafa ödenen bedelin iadesi talebini içeren icra takibine davalı tarafa yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mücbir sebepler altında başka bir firmanın yolcularını tahliye ettiğini, akabinde yeni bir uçak hazır ettiğini, ancak davacı yolcularının bu uçağa binmediğini, davacının herhangi bir zararının doğmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, iç savaş sonrası ortaya çıkan karışıklığın mücbir sebep sayılması gerektiği, davacının sözleşmeyi feshinin haklı bir nedene dayanmadığı, davalının ikinci uçağı hazır ederek elinden geleni yaptığı, davacının herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sefer çarteri sözleşmesine dayalı olarak davalı tarafa ödenen bedelin iadesi talebini içeren icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin sağladığı uçak ile taraflar arasında kararlaştırılan 23.02.2011 tarihli sözleşmede belirtilen hava limanına uçuşun yapılmış, ancak yolcu taşıma işinin gerçekleştirilmemiş olması sebebiyle, artık varış limanı olan Tripoli’yi de kapsayan Libya'daki iç savaşın taşıma sözleşmesinin 9. maddesinde sayılan mücbir sebep olarak kabulü mümkün değildir.
Bu nedenle, davalı hava taşıma şirketinin sözleşmeyle kararlaştırılan 23.02.2011 tarihinde taşımayı gerçekleştirmemesi ve akabinde de anılan sözleşmenin davalı tarafça feshedilmesi nedeniyle, söz konusu fesih sözleşmeye aykırı ve haksız fesih olamayacağından, davalının ilk uçuşun gerçekleştirildiği 23/02/2011 tarihinde taşımanın yapılmaması nedeniyle kendisine bildirilen fesihten sonra 24/02/2011 tarihinde uçağını aynı yere gönderdiğinden bahisle taşıma ücretine hak kazandığından da söz edilemez.
Mahkemece uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15583, K. 2013/15516, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama