KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15648 E., 2012/21280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2010 gün ve 2010/92-2010/391 sayılı kararı onayan Daire’nin 04/07/2012 gün ve 2011/2095-2012/11946 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...
Manisa Soma Şubesi'ne ait 2006670 no'lu 25.12.2004 tarihli 26.000.000.000 TL (26.000,00 YTL) bedelli ve keşidecisi Barış Geven olan çeki Mustafa Meşhur isimli şahıstan usulüne uygun ciro yoluyla aldığını, davacının iyiniyetli 3. kişi olarak bu çekin karşılığını tahsil etmek için 27.12.2004 tarihinde davalı bankanın Denizli Delikliçınar Şubesi'ne başvurduğunda, İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/390 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararı bulunduğundan bahisle davalı banka şubesi tarafından bir işlem yapılmayıp, çeke el konulduğunu ve çekin fotokopisinin davacıya verildiğini,
23.07.2008 tarihinde çek üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırıldığını, davalı bankadan çek talep edildiğinde davalı Bankaca çekin kaybedildiğinin bildirildiği, çekin kaybolması nedeniyle keşideci ve cirantalar aleyhine kambiyo senedine mahsus icra takibi yapılamayıp ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak yapılan bu takibin de sonuçsuz kaldığını, keşideci ve cirantalardan Mustafa Meşhur dışındakilerle arasında temel bir ilişki olmadığından bunlar aleyhine dava yoluna başvurulamadığını, Mustafa Meşhur'un ise aleyhine yapılan takibe itiraz etmediğini ancak takibin sonuçsuz kaldığını,
eğer çek kaybolmasa idi çek bedelini maddi durumu iyi olan ciranta Metin Özdiş'den tahsil edebilecekken, davalının eylemi sebebiyle müvekkilinin çeki tahsil etme imkanının ortadan kalktığını, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, çek bedeli 26.000,00 TL alacağın çekin keşide tarihi olan 25.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, davacının itirazın iptali davası açma imkanı varken işbu alacak davasını açtığını, davacının davalı bankadan tazminat talep edebilmesi için haksız eylem, kusur, zarar ve illiyet bağı unsurlarının bir arada bulunması gerektiğini, dava konusu çekin davalı banka şubesi nezdinde kaybedildiğinin 19.12.2008 tarihli yazıdan anlaşıldığını, ancak davacının çek sorumluları hakkında gerekli yasal yolların tüketilmiş olması durumunda bankanın kusuru ile zarar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının tartışılacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla 19.12.2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15648, K. 2012/21280, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama